Emitter türkçesi Emitter nedir
- Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır.
- Emitör.
- Verici.
- Emitör (yayıcı).
- Salgıç.
- Çıkarıcı.
- Alfa, beta, gama ışınımı, dönüşüm elektronu, x ışını ya da nötron yayınlayan radyonüklid.
- Salgaç.
- Yayıcı.
- Fışkırtan şey.
- Yayan.
- Salıcı.
- Yayınlayıcı.
- Transistorun yük taşıyıcılar salan üşeği.
- Salan.
Emitter ingilizcede ne demek, Emitter nerede nasıl kullanılır?
Emitter electrode : Yayıcı elektrot.
Emitter follower : Emetör sürücü.
Emitter junction : Yayıcı kavşağı. Yayıcı bağlantısı.
Common emitter amplifier : Ortak emitörlü kuvvetlendirici.
Common emitter circuit : Ortak emitörlü devre.
Vacuum meter with alpha emitter : İyonlaşma odasına yerleştirilen ve alfa ışını yayarak vakum değerini belirleyen ölçüm aygıtı. Alfa yayınlayıcı basıölçer.
Character emitter : Karakter yayıcı.
Dynamic emitter current : Dinamik emitör akımı.
Alpha emitter : Alfa yayınlayıcısı. Parçalanmaya uğrayarak alfa ışını yayınlayan radyonüklid.
Alpha beta gamma emitter : Alfa-beta-gama yayınlayıcısı.
İngilizce Emitter Türkçe anlamı, Emitter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Emitter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Broadcasting transmitter : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi.
Emissive : Çıkaran. Salımsal. Yayınlayan.
Distributive : Üleştirme sıfatı. Üleştiren. Dağılımsal. Dağıtım. Bölüştüren. Üleştirme zamiri. Tevzii. Taksim eden. Dağıtımla ilgili.
Divulger : Açığa vuran. Ortaya döken. Açıklayan. İfşa eden kişi. İfşa eden.
Diffusors : Difüzör.
Givings : Verme. Bağışlama. Hibe. Bağış.
Subtracter : Çıkarıcı (el aleti vb). Çıkarma işlemci.
Emanators : Sızdırıcı.
Television transmitter : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon aktarıcısı. Verici yayaç. Sınalgı vericisi. Radyo yinelenimlerindeki elektromıknatıs ışınımı yaymakta kullanılan donatım; radyo vericisi. eşeksenli kablo, telsiz bağlantısı ya da alıcı dalgalık yardımıyla elektrik gerilimi biçiminde resim ve ses imlerini alan, genlik ya da yinelenim değiştirimine uğramış bir taşıyıcı dalga üreten ve bu yolda işlenmiş olan televizyon imlerini verici dalgalıkla yayan donatım; televizyon vericisi. bir televizyon vericisinde ses imini gönderen bölüm; ses vericisi. bir televizyon vericisinde resim imini gönderen bölüm; resim vericisi. Bir ya da birkaç vericisi, verici dalgalığı ve öbür donatımı bulunan, bir yayın merkezinden gelen televizyon imlerini, yayına uygun biçimde işleyerek yayan kuruluş. Televizyon vericisi.
Exhalant : Ekshalant. İçeriden dışarıya taşıma. Nefes veren. Oh çeken. Dışarı veren. Çıkaran. Nefes alıp veren. İçerden dışarıya taşıma.
Emitter synonyms : electronic transistor, donors, spreaders, diffuser, diffusor, emanator, dispersant, horseless, release mechanism, extractive, radio transmitter, medium, on foot, giver, transmitting, divulgers, sound transmitter, evolvers, remover, spreader, givers, sender, sower, transistor, diffusers, propagators, ejectors, transmitters, electrode, excretory, transmitter, evolver, donor.

Bu kısımda Emitter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Emitter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Emitter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Emitter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.