Emitters türkçesi Emitters nedir

  • Çıkarıcı.
  • Fışkırtan şey.
  • Emitör.

Emitters ingilizcede ne demek, Emitters nerede nasıl kullanılır?

Remitters : Göreve iade. Hakların iadesi. İrsal eden. Alt mahkemeye sevketme. Gönderici. Gönderen. Para gönderen. Mürsil. Nakliyeci. Havale eden.

Emitter electrode : Yayıcı elektrot.

Emitter follower : Emetör sürücü.

Emitter junction : Yayıcı kavşağı. Yayıcı bağlantısı.

Common emitter amplifier : Ortak emitörlü kuvvetlendirici.

Common emitter connection : Ortak emitörlü bağlantı.

Alpha emitter : Parçalanmaya uğrayarak alfa ışını yayınlayan radyonüklid. Alfa yayınlayıcısı.

Alpha beta gamma emitter : Alfa-beta-gama yayınlayıcısı.

Majority emitter : Çoğunluk emitörü. Çoğunluk emetörü.

Dynamic emitter voltage : Dinamik emitör gerilimi.

İngilizce Emitters Türkçe anlamı, Emitters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emitters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emitter : Salıcı. Transistorun yük taşıyıcılar salan üşeği. Salgıç. Emitör (yayıcı). Yayınlayıcı. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Salgaç. Yayıcı.

Resent : Gönüllenmek. Kırılmak. Kızmak. -e kızmak. Ağrınmak. Gücüne gitmek. İçerlemek. Sinirlenmek. Gücenmek. Alınmak.

 

Subtracter : Çıkarıcı (el aleti vb). Çıkarma işlemci.

Extractive : Çıkarılır. Doğal maddeleri işlemeye ait. Çıkarılabilir. Çıkarma ile ilgili. Özütlemeye ilişkin.

Spirits : Alkollü içkiler. Alkollü içki. Keyif. Ruh hali. Alkol. Sert içki. Moral. Ruh.

Hard drink : Alkollü içki. Sert içki.

Liquor : Likör. Sıvı, mayi. bir maddenin su içindeki eriyiği.

Envenom : Zehir katmak. Kin aşılamak. Aşılamak. Kızıştırmak. Dolduruşa getirmek. Zehirlemek. Bozmak.

Acerbate : Sabrını tüketmek. Huysuzlaştırmak. Sinirlendirmek. Acılaştırmak.

Remover : Nakliyeci. Silici. Ev taşıyıcı. Sökücü. Temizleyici. Ev eşyası nakliyecisi. Çıkarıcı (leke sökücü gibi). Leke çıkarıcı. Giderici.

Emitters synonyms : ejector, john barleycorn, booze, strong drink, hard liquor, ejectors.