Resent türkçesi Resent nedir

Resent ile ilgili cümleler

English: I resent that implication.
Turkish: O imaya alındım.

English: Why do you resent me?
Turkish: Neden bana güceniyorsun?

English: I resent that.
Turkish: Ona kızıyorum.

English: I resent the way he treated me.
Turkish: Onun bana davranma şekline kızıyorum.

English: I resent your implication.
Turkish: Ben senin imana alınıyorum.

Resent ingilizcede ne demek, Resent nerede nasıl kullanılır?

Resented : Gücüne gitmek. Kızmak. Gücenmek. -e kızmak. Gönüllenmek. Kırılmak. Alınmak. Ağrınmak. İçerlemek. Sinirlenmek.

Resentence : Tekrar cezalandırma. Yeniden cezalandırmak. Tekrar mahkum etmek. Yeniden cezalandırma. Tekrar mahkum etme. Tekrar cezalandırmak.

Resentful : Alınmış. Kinci. Çabuk kızan. Gücenik. İçerlemiş. Alıngan. Dargın. Gücenmiş. Kırgın. Kızgın.

Resentfully : Kızgın bir biçimde.

Resenting : Sinirlenmek. Kırılmak. Kızmak. Alınmak. Gücenmek. Gücüne gitmek. Ağrınmak. Gönüllenmek. -e kızmak. İçerlemek.

Resentment : Gücenme. Küskünlük. Gücenilme. Alınma. Kin. Dargınlık. Kızma. Güceniklik. Zoruna gitme. İçerleme.

Anterior presentation : Anteriyor prezantasyon. Uzunluğuna önden geliş.

 

Ad hoc representative : Ad hoc temsilci.

Resentments : Küskünlük. Gücenilme. Hınç. İçerleme. Kırgınlık. Gücenme. Dargınlık. Kızma. Güceniklik. Alınma.

At present : Şu tapta. Şimdi. Halen. Bu aralar. Halihazırda. Şimdiki halde. Şu sıralar. Bu anda. Şu aralar. Şu an.

İngilizce Resent Türkçe anlamı, Resent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chagrining : Can sıkmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Rezil etmek. Üzülmek. Ümidini kırmak. Utandırmak. Tasalanmak. Sıkmak. Üzmek.

Flapped : Titrek. Kanat çırpmak. Sallanmak. Savurmak. Zırvalamak. Dil sırtını geriye doğru kabarıp, kenarlarının diş- ön damak sınırında yer aldığı sırada, dil ucunun diş etine hafifçe çarpması ve aradan geçen havanın titremesi ile oluşan akıcı r ünsüzü. Sallamak. Telaşlanmak.

Take exception to : İtiraz etmek. Karşı olduğunu göstermek. Onaylamadığını ortaya koymak. Karşı çıkmak. İçin gücenmek. Kabul etmemek.

Be riled : Uyuz olmak.

Bristle up : Tüylerini kabartmak.

Have the pouts : Surat asmak. Somurtmak.

Chipped : Ufalanmış. Yontulmuş. Budamak. Takılmak. Çentmek. Havalandırmak (top). Dilimlemek. Kırılgan olmak. Yontmak.

Take offense : Zoruna gitmek. Darılmak. Ağırına gitmek. İncinmek.

Be up in arms : Öfkelenmek. Ateş püskürmek. Ayaklanmış. Ayaklanmış olmak. Küplere binmek. Çok sinirlenmek. Öfkelenmiş. Ayaklanmak. Baş kaldırmak.

Chafe : Rahatsız etmek. Ovarak aşındırmak. İllet olmak. Vurmak (ayakkabı). Aşınmak. Sürtünmek. Ovuşturmak. Ovarak acıtmak. Kızdırmak.

 

Resent synonyms : be angry at, resenting, take umbrage, bridle up, take offence, resented, be angry, feel uneasy, chafes, bristle, bristles, explode, be broken, dislike, chip, huffed, grudge, begrudge, flaps, be in a huff, become irritated, flare, crashed, become angry, bridling, flare out, huffs, chafed, huff, be riled at, breaks, break off, stew.

Resent zıt anlamlı kelimeler, Resent kelime anlamı

Like : Hoşlanmak. Dilemek. Rağbet etmek. -in özelliği. Olası. Aynı. Gibi. Benzeri. Beğenmek. Hoşuna gitmek.

Wish : İstemek. Temenni etmek. Arzu. Temenni. Dilemek. İstem. Umut etmek. Dilemek (iyi bir şey). Arzu etmek.

Resent ingilizce tanımı, definition of Resent

Resent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To feel resentment. To feel. To be sensible of.