Dogger türkçesi Dogger nedir

  • İki direkli yelkenli tekne.
  • Orta jura.
  • Jura dizgesinin orta katı.
  • Çift direkli hollanda balıkçı gemisi.
  • Doger.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Dogger ingilizcede ne demek, Dogger nerede nasıl kullanılır?

Doggerel : Yazınsal değeri olmayan şiir. Yazınsal değeri olmayan. Edebi değeri olmayan komik şiir.

Doggerels : Edebi değeri olmayan komik şiir. Yazınsal değeri olmayan. Yazınsal değeri olmayan şiir.

Doggers : Çift direkli hollanda balıkçı gemisi. İki direkli yelkenli tekne. Doger.

Doggery : Köpek gibi davranış veya uygulama. Kitlesel olarak köpekler. Alkollü içki satılan yer. Köpek gibi davranış. Alkollü içki satılan yer (argo terim). Ayaktakımı. Ayak takımı. Köpekler.

Dogged : Dik kafalı. Azimli. Kararlı. İnat. Direngen. Sebatkar. Takip edilen. İnatçı.

Hotdogged : Karmaşık manevralar yapmak (sporda). Bir çeşit sosis. Gösteri yapmak. Sosis. Başkalarını etkilemek için tehlikeli hareketler yapmak. Başkalarını etkilemek amacıyla karmaşık manevralar yapmak.

Doggie bag : Restoranda artan yiyecekleri paket yaptırma. Artık yemek torbası.

Dogged by bad luck : Beladan yakasını kurtaramamak.

Doggish : Fiyakalı. Homurdanan. Köpek gibi. Huysuz. Ters. Aksi.

Doggedness : Azim. Kararlılık. Bildiğinden şaşmazlık. İnatçılık. İnat. Sebat.

 

İngilizce Dogger Türkçe anlamı, Dogger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dogger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Algonkian : Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Bir prekambriyen sistemi.

Condition : Kayıt. Bir nesne ya da olayın içinde oluştuğu, bu oluşumu etkileyen (örneğin kolaylaştıran, güçleştiren, özelliklerini değiştiren) çevresel durum ve öğeler. Mevki. Şart. İkmal. Medeni durum. Toplumsal durum. Kondisyon. Vaziyet. Gerekli ya da zorunlu olan şey.

Status : Vaziyet. Prestij. Durum. Mevki. Yasal durum. Hal. Sosyal durum. Toplumsal ya da mesleki durum. Konum. Rol.

Exposure : Duruş. Maruz bırakma. Çıkma. İfşa. Poz. Kare. Maruz kalma. Bırakma. Cephe. Herkese duyurma.

Perilousness : Tehlikelilik.

Abyss : Dipsiz gibi görünen yer. Dibi olmayan çukur. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Derinlik. Hufre. Cehennem. Abis. Tamu. Uçurum.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Dogger synonyms : clear and present danger, doggers, advance of aglacier, absolute chronology, riskiness, after shock, peril, alcalic fumarole, absolute age, acid fumarole, alkali rocks, insecurity, adventive cone, acrozone, abrasive power, aggregats, hazardousness, vulnerability.

 

Dogger zıt anlamlı kelimeler, Dogger kelime anlamı

Security : Selamet. Rehin. Kefalet. Güvenlik. İnanca. Emanet. Taşınır değer. Kimi gümrük işlemleri sırasında, bu işlemlerin bitimine ya da bir anlaşmazlığın sonuca bağlanmasına ilişkin, giriş vergilerine karşılık alınan para (banka inanca mektubu, ya da gümrük yönetimince bunların yerine onanacak benzerleri). Emniyet. Depozito.

Safety : Güvenlik. Korkusuzluk. Asayiş. Emniyet. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker. Koruyucu. Selamet. Safeti. Güven.

Small : Arka. Küçücük. Zayıf. Küçük. Ufacık. Minik. Mini. Fakir. Sıradan. Mütevazi.

Dogger antonyms : little.

Dogger ingilizce tanımı, definition of Dogger

Dogger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A two-masted fishing vessel, used by the Dutch. A sort of stone, found in the mines with the true alum rock, chiefly of silica and iron.