Dolan nedir, Dolan ne demek

Dolan; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Dolan isminin anlamı, Dolan ne demek:

Dolgun olan. Dolan ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Dolan ile ilgili Cümleler

  • Lafı dolandırmayalım.
  • Ben seni dolandırmadım.
  • Birkaç yıl önce, bu kitap bir dolandırıcılık olarak ortaya çıkmıştır.
  • Ertesi sabah Beyaz ördek, yavrularını arayarak göletin etrafında dolandı durdu; isimleriyle seslendi, aradı taradı ama onlara dair hiçbir ize rastlayamadı.
  • “Dolap beygirinin en büyük şansı gözlerinin bağlı olmasıdır; böylece aynı çember içinde dolanıp durduğunun farkında olmaz.”
  • O bir dolandırıcı olmalı.
  • Lafı dolandırma.
  • “Üç beş sorum var kalıplaşmış, onları soruyorum, lafı dolandırarak.”
  • Ali ne olacağını görmek için etrafta dolanmayı planlıyor.
  • Dolandırıcı yakalandı.
  • Tom, 419 dolandırıcılığı kurbanıydı.
  • Dolandırıldım.
  • Caddelerde boş boş dolanan yüzlerce insan vardı.
  • Tom'un ettiği laflar kendi ayağına dolandı.

Dolan ile ilgili Atasözü veya Deyim

ayağına dolanmak (veya dolaşmak) : başkasına yapmayı tasarladığı kötülük kendi başına gelmek iş yapmakta olan birine engel olmak, yürümesine engel olmak.

dolanıp durmak : sürekli olarak aynı yerde gezinmek.

lafı dolandırmak : sözü uzatmak.

sözü dolandırmak : lafı dolandırmak.

 

Dolan tanımı, anlamı

Anası dolansın : Annenin çocuğuna sevgi hitabı

Bohr dolancası : Bir öğecik çekirdeğinin çekim alanında dolanan bir eksiciğin ya da güneş gibi büyük bir kütlenin, çekim allanında dolanan bir uydunun izlediği kapalı yörünge.

Çarşafa dolanmak : Bir işin içinden çıkamamak, kötü ve başarısız duruma düşmek, zor durumda kalmak, çarşaflamak.

Çire dolanmak : Bir kimseden veya pazarda satılan bir maldan fayda temin edeceğini sanarak onun etrafında dönüp dolaşmak.

Daş dolanmak : Başına bir bela, sıkıntı gelmek.

Dilenip dolanmak : Şuna buna minnet ederek geçinmek.

Dokuz dolanmak : Birçok defalar dolaşmak.

Dolanabilme : Dolanabilmek işi.

Dolanabilmek : Dolanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Dolanak : Dönemeç, viraj.

Dolanan ağlar : Tek katlı sade ağların 0,25-0,40 donam faktörüne göre fazla potlu bırakılan, balıkları fazla pot nedeniyle bu ağlara takıldıktan sonra su ürünlerinin ağa dolanması, sarılması veya ağdan oluşan babulya içinde kalarak yakalanmasını sağlayan ağlar.

Dolanan imlem : Yeryuvarı çevresinden bir ya da birçok kez geçen imleni.

Dolanbaç : Dönemeç, viraj.

Dolanca : Ağınım kuvveti etkisi altında bulunan bir gökcisminin, uzayda izlediği kapalı yörünge. Bir eksiciğin yük çekimi etkisinde öğecik çekirdeğinin çevresinde izlediği kapalı yörünge.

Dolanca yayılımı : Yerel bir dolancanın, başka öğeciklerin ve özdeciklerin dolancalarını kapsayacak biçimde genişlemesi.

Dolancal : Dolanca (kapalı yörünge) ile ilgili.

Dolancal devinirlik : Bir dolanca üzerinde devinen bir nesnenin açısal devinirliği.

Dolancal eksicik : Öğecik çekirdeğine bağlı uydu eksiciklerinden her biri.

 

Dolancal hız : Bir gökcisminin, bir uydunun kütlesel çekim alanı içinde ya da bir aksiciğin elektriksel çekim alanı içindeki dolanca çizgisine teğet hız birleşeni.

Dolandırabilme : Dolandırabilmek işi.

Dolandırabilmek : Dolandırmayı becermek.

Dolandırış : Dolandırma işi.

Dolandırma : Dolandırmak işi. Yufkanın içine ceviz koyup, tepsinin içine çörekleme dizerek yapılan bir çeşit tatlı. Cevizli tatlı.

Dolaner : Etine dolgun olan kimse.

Dolangaç : Oklavaya sararak yuvarlatılmış yufkayı, tepsiye iç içe halkalar şeklinde döşedikten sonra pişirilen börek. Dönemeç, viraj. Helezon.

Dolangan : Helezoni.

Dolanger : Oklavaya sararak yuvarlatılmış yufkayı, tepsiye iç içe halkalar şeklinde döşedikten sonra pişirilen börek. Yufkanın içine ceviz koyup, tepsinin içine çörekleme dizerek yapılan bir çeşit tatlı. [Bakınız: dolama].

Dolanı : [Bakınız: dönü]. Bir A yönleçsel alanında kapalı bir eğri boyunca alınan A dS sayıl çarpımının çizgisel tümlevi. anlamdaş dolaşım.

Dolanıl : Bir A yönleci için (...)X A işlemi ile tanımlanan, uzay yerlemlerine göre türevsel yönleç.

Dolanılmak : Dolaşılmak.

Dolanım sayısı : Düzlemde, bir kapalı eğrinin belirli bir nokta çevresinde artı yöndeki geçiş sayısı.

Dolanımlı yarış : Kapalı yollarda, dolanılarak yapılan yarış.

Dolanışık : Geçim, idare, maişet.

Dolanıverme : Dolanıvermek işi.

Dolanıvermek : Çabucak veya kısa zamanda dolanmak.

Dolankı : Yufkanın içine ceviz koyup, tepsinin içine çörekleme dizerek yapılan bir çeşit tatlı.

Dolanlı : Trabzon kenti, Beşikdüzü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Dolanma kırığı : Kütlelerin yerlerinden oynaması sırasında bir yanı ya da her iki yanı kırık düzlemine dik bir eksen çevresinde, bir dolanma devimine uğramış bir kırık.

Dolanma süresi : Bir kez dolanma için gerekli zaman.

Dolanmalık : (Mimarlık) Bir yapının çevresinde dolanan sütunlu sundurma.

Dolantı komedyası : Kurgu ustalığı önemli olan bu komedyada olaylar ve güldürü öğesi yazarın tasarladığı bir dolantıdan ortaya çıkar. Bu komedya daha çok olaylar yoluyla gelişir. [Bakınız: entrika komedyası].

Dolantılı komedi : Olayların karmaşıklığı dolayısıyla merak uyandıran komedi.

Dört dolanmak : Telâşla çare aramak, dört dönmek.

Eksicik dolancası : Bir eksiciğin, bir öğecik çekirdeği çevresinde dolanırken izlediği kapalı yörünge.

Fır dolanmak : Etrafı gezinmek.

Öğeciksel dolancal : Bir öğecik eksiciğinin davranışını betimleyen dalga işlevinin sıfırdan farklı değerler aldığı oylum.

Özdeciksel dolancal : İki ve daha çok öğecik, bir özdecik oluşturunca bunların dolancallarının örtüşerek oluşturdukları tek bir dolancal düzeni.

Sene dolanmak : Yeni yıla girmek.

Su dolanımı : Soğutma suyunun motor içindeki dolanımı.

Tek kat dolanan ağ : Tek kat ağdan oluşan ve takılan balığın kurtulmak için çabaladıkça dolandığı, avlama yaptığı balığa göre adlandırılan ağlar.

Yağ dolanımı : Yağlama yağının basaçtan çıkarak motorun değişik parçalarını yağladıktan sonra yağlığa dönmesi.

Dolan taşı : Mineralleri gözle görülebilen, benekli ve yeşilimtırak renkli gabro ile bazalt arası püskürük kütle.

Dolandırıcı : Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse, ayyar, tokatçı.

Dolandırıcılık : Dolandırıcı olma durumu, ayyarlık. Dolandırıcının yaptığı iş.

Dolandırılış : Dolandırılma işi.

Dolandırılma : Dolandırılmak işi.

Dolandırılmak : Dolandırma işine konu olmak.

Dolandırmak : Dolanma işini yaptırmak. Birisini aldatarak parasını veya malını elinden almak. Dolaştırmak.

Dolanım : Tedavül, sirkülasyon, dolaşım. Mal veya paranın elden ele dolaşması, dolaşım, sirkülasyon, para dolaşımı. Alışveriş ve hizmet karşılığının ödenmesini sağlamak üzere paranın el değiştirmesi, dolaşım, tedavül, sirkülasyon. Para ve para yerine geçen bono, senet vb.nin geçerli olması, sürümde bulunması, dolaşım, sirkülasyon.

Dolanım hızı : Paranın herhangi bir işlem sonunda el değiştirme temposu.

Dolanış : Dolanma işi.

Dolanlı iflas : Hileli iflas.

Dolanma : Dolanmak işi.

Dolanmak : Bir şeyin çevresine sarılmak. Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak. Karışmak, dolaşmak. Gelişigüzel gezmek.

Dolantı : Gezip dolaşılan yer, alan.

Yalan dolan : Gerçek dışı söylenen birçok söz. Hile, aldatmaca.

Diğer dillerde Dolamlılar anlamı nedir?

İngilizce'de Dolamlılar ne demek ? : ring molecules, cyclic molecules