Dominant strategy türkçesi Dominant strategy nedir

  • Oyun kuramında bir oyunda oyuncunun rakibin tüm stratejilerine verebileceği eniyi yanıt.
  • Üstün strateji.
  • Bir oyuncu için diğer oyuncunun stratejisi ne olursa olsun en iyi olan strateji.
  • İktisat alanında kullanılır.

Dominant strategy ingilizcede ne demek, Dominant strategy nerede nasıl kullanılır?

Dominant : Etken. Yüksek. Galip. Tesirli. Baskın. Hükmeden. Hakim. Nüfuzlu. Baskın karakter.

Strategy : Gengüdum. Savaş bilimi. Strateji. Sevkülceyş. Bir araştırmayı son amacına ulaştırmak üzere saptanan ve her aşamada izlenecek yolu gösteren uzun erekli tasarım. Taktik. Kurnazlık. Yol yordam. Gengüdüm.

Dominant strategy equilibrium : Üstün strateji dengesi. Oyun kuramında birden fazla seçeneğe sahip iki veya daha fazla oyuncudan her birinin tek bir üstün seçeneğe sahip olduğu tam strateji denge durumu.

Dominant character : Başat karakter. Bitkilerin veya hayvanların genlerinde baskın olan karakter. Dominant karakter. Baskın karakter.

Dominant closed loop poles : Baskın kapalı döngü kutupları.

Dominant custom : Değişik geleneksel düzenlerde egemen olan göreneksel öğeler, bk. gelenek, egemen gelenek, öğe, görenek. Egemen görenek.

İngilizce Dominant strategy Türkçe anlamı, Dominant strategy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dominant strategy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Dominant strategy synonyms : a shift in individual demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts, a group shares, ability rent, ability to pay approach.