Douser türkçesi Douser nedir

  • Islatan kişi.
  • Suya daldıran.
  • Islatan kimse veya şey.

Douser ingilizcede ne demek, Douser nerede nasıl kullanılır?

Dousers : Islatan kimse veya şey. Islatan kişi. Suya daldıran.

Douse : Suya sokmak. Daldırmak. Islatmak. Üzerine su serpmek. Batırmak. Dulamak. Lumbarı kapamak. Suya daldırmak. Sulamak. Söndürmek.

Doused : Üzerine su serpilmiş. Üzerine su serpmek. Söndürmek. Suya sokmak.

Douses : Dulamak. Suya daldırmak. Daldırmak. Sulamak. Islatmak. Söndürmek. Batırmak. Lumbarı kapamak. Üzerine su serpmek. Suya sokmak.

Dousing : Söndürmek. Üzerine su serpmek. Suya batırma. Suya sokmak. Suya daldırma.

Hazardous cargo : Kazaya müsait yük. Tehlikeli yük.

Extrahazardous : Çok tehlikeli. Özellikle tehlikeli. Tehlike dışı. Risk dışı. Özel tehlikeler içeren.

Decidous trees : Kuraklık ya da soğuk gibi mevsimlik iklim değişmelerine uyan ve bu dönem süresince dinlenmeye geçen ağaçların oluşturduğu büyük takım, bk. yapraklarını dökmeyen ağaçlar. Yapraklarını döken ağaçlar.

Enjoyed it tremendously : Çokça hoşlanarak. Çok zavk alarak. Büyük zevk alarak. Çok severek.

Hazardous chemicals : Zararlı kimyasallar. Tehlikeli kimyasal maddeler. Tehlikeli kimyasallar.

İngilizce Douser Türkçe anlamı, Douser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Douser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Study : Eğitimini görmek. Herhangi bir iş, sanat ya da meslek için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma. Etüt etmek. Çalışmak (ders). Gözetmek. İncelemek. İrdelemek. Araştırma. Öğrenim. Öğrenmek.

Mansion house : Londra belediye konağı.

Abode : Sükna. İkamet yeri. İkamet etme (bir yerde). Konut. Mesken. Yurt. İkamet. Olduğu yer. Ev. İkametgah.

Lodging house : Kiralık oda bulunan ev. Pansiyon.

Duplex house : Dubleks ev. İki ayrı ailenin yaşadığı ev. Düpleks ev. İki katlı ev.

Chalet : Dağ evi. Bungalov. Ahşap yazlık. Ahşap sayfiye evi. İsviçre dağ evi. Çoğunlukla geniş saçaklı. Çoban barakası. Şale. Küçük. Ahşap ev veya bungalov.

Hacienda : Fabrika. Büyük çiftlik. İspanyolca konuşan ülkelerde konaklama imkanı olan arazi veya plantasyon. Çiftlik.

Gatehouse : Kapıcı kulübesi. Kapı kontrol yapısı. Kulübe. Malikane veya park girişine yanında olan ev. Kapıcı odası. Kapıcı evi.

Villa : Kırevi. Yazlık yerlerde veya şehir dışlarında bahçeli. Müstakil ev. Villa. Konak. Yazlık köşk. Köşk. Yazlık ev.

Accommodate : Uzlaştırmak. Kalacak yer vermek. Tanzim etmek. Bağdaştırmak. Barındırmak. -e yardım etmek. Birbirine uydurmak. Uydurmak. Alıştırmak. Yer vermek.

Douser synonyms : sod house, frat house, fraternity house, tract house, solar house, soddy, single dwelling, rooming house, row house, hunting lodge, doll's house, beach house, dwelling, hold, lodge, maisonette, residence, domicile, cottage, town house, admit, dwelling house, maisonnette, boardinghouse, edifice, bungalow, hall, home, manse, ranch house, duplex, detached house, boarding house.

 

Douser zıt anlamlı kelimeler, Douser kelime anlamı

Inner : Ruhsal. Saklı (anlam vb). İçerideki. Merkeze en yakın. Ayrıcalıklı. Dahili. Ruh. İçerdeki. İç. İçteki.

Rest : Dayamak. Erinç. Mola vermek. Oturtmak. Dayanmak. Elinde olmak. Çıkarmak. Kalanlar. Kalan. Aynen kalmak.