Dousing türkçesi Dousing nedir
- Üzerine su serpmek.
- Suya batırma.
- Suya daldırma.
- Suya sokmak.
- Söndürmek.
Dousing ingilizcede ne demek, Dousing nerede nasıl kullanılır?
Douse : Suya sokmak. Batırmak. Dulamak. Daldırmak. Üzerine su serpmek. Lumbarı kapamak. Islatmak. Sulamak. Söndürmek. Suya daldırmak.
Doused : Üzerine su serpilmiş. Suya sokmak. Söndürmek. Üzerine su serpmek.
Douser : Islatan kişi. Suya daldıran. Islatan kimse veya şey.
Dousers : Islatan kişi. Islatan kimse veya şey. Suya daldıran.
Douses : Lumbarı kapamak. Söndürmek. Batırmak. Islatmak. Dulamak. Suya sokmak. Daldırmak. Üzerine su serpmek. Suya daldırmak. Sulamak.
Decidous trees : Kuraklık ya da soğuk gibi mevsimlik iklim değişmelerine uyan ve bu dönem süresince dinlenmeye geçen ağaçların oluşturduğu büyük takım, bk. yapraklarını dökmeyen ağaçlar. Yapraklarını döken ağaçlar.
Hazardous cargo : Tehlikeli yük. Kazaya müsait yük.
Hazardous : Riskli. Tehlikeli. Rizikolu. Dokuncalı. Şansa bağlı. Zararlı. Şüpheli. Maceralı. Kazalı.
Gastropodous : Karından bacaklılarla ilgili. Karından bacaklı.
Ardous : Güç. Çetin. Zorlu. Çaba gerektiren. Zorluklarla dolu. Güçlüklerle dolu. Zor.
İngilizce Dousing Türkçe anlamı, Dousing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dousing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Submersion : Submersiyon. Su baskını. Suya batma. Su altında kalma. Daldırma. Dalma. Batma. Batırma. Boylama.
Ducking : Program sunucusunun mikrofon başında program sunarken söylediklerinin anlaşılması için arka planda üretilen sesi belli bir oranda kısması. Islanma. Sunucunun mikrofon başında program sunarken söylediklerinin anlaşılması için arka planda üretilen sesi belli bir oranda kısması. Suya batma.
Douse : Daldırmak. Sulamak. Suya daldırmak. Islatmak. Lumbarı kapamak. Dulamak. Batırmak.
Dampens : Nemlendirmek. Kaçırmak. Gölge düşürmek. Tavlamak. Tadını kaçırmak. Nemlenmek. Kırmak. Azaltmak (titreşimi). Köreltmek.
Damp : Gücünü azaltmak. Sindirmek. Nem. Hafifçe ıslatmak. Rutubetli. Nemli. Rutubet. Islak. Durdurmak.
Deflated : Burnunu sürtmek. İnik. Yükselişe müdahele etmek. Havasını boşaltmak. Azaltılmış. Havası boşaltılmış. Sönük. Hüzünlü. Kederli.
Immersing : Batırma. Batırmak. Daldırmak. Sokmak. Gömmek. Suya daldırmak. Daldırma.
Embrue : Sırılsıklam etmek. Batırmak. Banyo etmek. Suya batırmak. Sıvıya batırmak. Bulaştırmak. Kanla sırılsklam yapmak. Islatmak. Emdirmek.
Attenuate : Değerini düşürmek. İnceltmek. Hafifletmek. Azaltmak. Daraltmak. Zayıflatmak. Hafifleştirmek. Dar. Sindirmek.
Soaks : Yumruk atmak. Sırılsıklam olmak. Demlemek (çay). Sırılsıklam etmek. Çekmek. Suya girmek. Kazıklamak. Emmek. Çok içmek. Sarhoş olmak.
Dousing synonyms : immersion, damps, doused, deflate, attenuates, deflating, douses, burn out, immersions, dampen, damp down, dampening, dowsed, wetting, damped, blow out, soak, deflates, dowses, dowse.

Bu kısımda Dousing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dousing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dousing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dousing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.