Sulamak nedir, Sulamak ne demek
"Sulamak" ile ilgili cümle
- "Sabah sabah beş milyon lirayı suladık."
- "Babası çiçekleri suluyor ve öksürüyordu." - P. Safa
Yerel Türkçe anlamı:
Sulandırmak (yoğurt, bulama ve benzeri için) : Bolca gine bulgur pilavı vardı, yoğurdu da suladım mı yanına, çal babam kaşığı çal, karnımızı doyurduk.
Sulamak anlamı, kısaca tanımı:
Sulama : Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma. Sulamak işi.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Ülke. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Memleketli. Kara. Arazi, tarla.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.
Vermek : Doğurmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Satmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Kazandırmak, katmak. Herhangi bir duruma yol açmak. Sahip olmasını sağlamak. Ödemek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Bırakmak veya bağışlamak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Ondan bilmek, atfetmek. Tespit etmek. Yaymak. Ayırmak, harcamak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Dayamak.
Suvarmak : Hayvana su vermek, su içirmek.
Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.
Ödemek : Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek. Bir işin, bir görevin karşılığını vermek. Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek, tediye etmek. Bedelini vererek bir zararı karşılamak, tazmin etmek. Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak. Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak, itfa etmek.
Su : Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Yemeğin sıvı bölümü. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Sutaş. Kez.
Harcamak : Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak.
Sulamak ile ilgili Cümleler
- Çiçekler iyi görünmüyor. Onları sulamak isterim. Bir su kabı var mı?
- Çiçekleri sulamak zorundayım.
- Çiçekleri sulamak zorundayız.
Diğer dillerde Sulamak anlamı nedir?
İngilizce'de Sulamak ne demek? : v. water, sprinkle, irrigate, hydrate, quench
Fransızca'da Sulamak : arroser, irriguer, abreuver
Almanca'da Sulamak : v. bewässern, wässern, begießen, berieseln, überrieseln, bespülen, bespritzen, einsprengen, plempern
Rusça'da Sulamak : v. поливать, орошать, обводнять, поить, полить, оросить, напоить


Bu kısımda Sulamak nedir? Sulamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sulamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sulamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.