Doves türkçesi Doves nedir

  • Sevgili.
  • Atlamak.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Azalmak.
  • Gömülmek.
  • Kumru.
  • Güvercin.
  • Pike yapmak.
  • İyilik simgesi.
  • Ilımlı politikacı.
  • Dalmak.
  • Suya dalmak.
  • Dalış yapmak.
  • Su altına dalmak.
  • Barış yanlısı kimse.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, küçük başlı, kısa boyun ve bacaklı, gagaları hafifçe kıvrık, iyi uçan, kursaklarından salgılanan süte benzer bir salgı ile ilk günler yavrularını besleyen ve dünyanın her tarafına dağılmış olan, güvercingiller (columbidae), dişli güvercingiller (didunculidae), dodogiller (dididae) familyalarını içine alan bir takım.
  • Güvercinler.

Doves ile ilgili cümleler

English: White doves are beautiful birds.
Turkish: Beyaz güvercinler güzel kuşlardır.

English: Eagles and doves are very beautiful animals.
Turkish: Kartallar ve güvercinle çok güzel hayvanlardır.

Doves ingilizcede ne demek, Doves nerede nasıl kullanılır?

Doves and hawks : Güvercinler ve şahinler. Ilımlılar ve sertler.

Ringdoves : Tahtalı. Boynu halkalı güvercin. Tahtalı güvercin.

Turtledoves : Kumru. Yusufçuk. Üveyik.

Dove cot : Güvercinlik.

Dove cote : Güvercin evi. Güvercinlik. Güvercinlerin küçük barınağı.

Dove eyed : Güvercin gözlü.

Dove like : Masum. Güvercin benzeri. Naif. Dürüst. Güvercine benzeyen.

Ring dove : Tahtalı. Kuşlar (aves) sınıfının, güvercinler (columbiformes) takımının, güvercingiller (columbidae) familyasından, 43 cm kadar uzunlukta, avrupa, batı asya ve kuzey afrika'da dağlık yerlerde yaşayan, tüyleri kül rengi mavi, ayakları ve gagası kırmızı olan bir tür.

 

Rock dove : Kuşlar (aves) sınıfının, güvercinler (columbiformes) takımının, güvercingiller (columbidae) familyasından, 34 cm kadar uzunlukta, tüyleri açık kül rengi, mavi, gagası kara, ayakları kırmızı olan, yuvasını sahillere yakın yerlerde bulunan kayalık ve mağaralara yapan, yurdumuzun her yerinde görülen bir tür. Kayagüvercini. Kaya güvercini. Columba livia.

Laughing dove : Küçük kumru.

İngilizce Doves Türkçe anlamı, Doves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be engrossed in : İle meşgul. Dalıp gitmek. Kendini kaptırmak.

Columba : Güvercin takımyıldızı (astronomi). Güvercin (takımyıldızı). Güney yarımkürede bir takımyıldızı. Noah's dove (nuh güvercini). Kolumba. Columba noae. Gökçe güvercin. Tipik bir güvercin türü.

Pacifists : Barış yanlısı. Barışsever. Barış yanlıları.

Conk : Bayılmak. Kafa. Bozulmak. Burun. Tahtalıköyü boylamak. Çalışmamak. Kıvırcık saçı kimyasal işlemlerle düzleştirmek. Ölmek. Başa vurulan darbe.

Eliding : Kesilme. Çıkartma. Telaffuz ederken atlama (harf veya hece). Kısaltma. Yutmak. Yuvarlamak.

Barged : Ev gib kullanılan duba. Çarpmak. Karışmak. Mavna. Duba. İçeriye paldır küldür girmek. Kesmek. Mavna ile taşımak. Toslamak.

Nestle : Kurulmak. Daldalanmak. Sığındırmak. Bağrına basmak. Sığınmak. Dayamak. Gömmek. Yerleşmek. Barındırmak.

 

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Grasp at : Kapmaya çalışmak. Ümit bağlamak. Uzanmak. Seve seve kabul etmek. Tutmaya çalışmak. -e uzanmak.

Hop : Uçak yolculuğu. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Sekme. Sıçramak. Tek bacak üstünde zıplamak. Zıplama. Binmek. Dans etmek. Şerbetçiotu. Atlama.

Doves synonyms : australian turtledove, zenaidura macroura, stictopelia cuneata, mourning dove, plunge into, hops, abramis zone, culver, allegory, abambulacral area, bypasses, damosel, elided, dived, barge, cut down, a chromosome, darlings, de escalate, cuddly, a cell, abacus bodies, jump, abandon oneself to, plunge, be swamped with, hopped, abiotic environment, abate, browse, a protein, abiotic factor, sank.

Doves zıt anlamlı kelimeler, Doves kelime anlamı

Hawk : Sıvacı tahtası. Boğazını temizleme. Açgözlü ve saldırgan tip. Alık alık bakmak. Sokakta işbortacılık yapmak. Doğan. Öksürerek balgam çıkarma. Çıkarmak. Öksürmek.