Downturn türkçesi Downturn nedir

  • Düşüş.
  • Sıkıntılı dönem.
  • Ekonomik darboğaza girme.
  • Gerileme dönemi.
  • Azalma.

Downturn ingilizcede ne demek, Downturn nerede nasıl kullanılır?

Economic downturn : Ekonomik gerileme. Ekonominin kötüye gitmesi. Ekonomik çöküş.

Downturns : Sıkıntılı dönem. Ekonominin kötüye gittiği dönemler. Ekonomik darboğaza girme.

Downthrow : Çökme. Yıkılma. Devirme. Atma. Yıkma. Devrilme. Atılma. Bir fay üzerindeki kayaların yatay yüzeyinin ani düşüş veya inişi (jeoloji). (kaya) çökme.

Downthrown block : Düşmüş blok. Çökük. Düşen blok.

Downtime : Bir bilgisayar veya makinenin bir arıza veya başka bir nedenden dolayı çalışmadığı süre (bilgisayar, makineler). Duruş süresi. Arıza süresi. Bir işçinin üretim yapmadığı zaman dilimi. Çalışmama süresi. Aksaklık süresi. Aksama süresi.

Downtown : Kent özeği. Çarşı tarafında. Şehir merkezi. Çarşıda veya çarşıya. Bir kentin, başlıca kamusal ve özel yapılarının, tecim, yönetim ve ekin kuruluşlarının bir araya toplandığı, çok katlı yapıları, yoğun ve devinimli nüfusu ile ilgi çekici kesimi. bk. özbölge, iş bölgesi, iş özeği. Şehrin merkezinde olan. Şehir merkezine doğru. Çarşı. Şehir merkezinde. Şehir merkezindeki.

Downtrod : Mağdur. Mazlum.

Downtrends : Aşağı doğru yönelen eğilim. Düşüş trendi. Alçalan trend. Düşüş.

 

Downtoearth : Makul. Gerçekçi.

Downtrend : Düşüş. Aşağı doğru yönelen eğilim. Düşüş trendi. İniş trendi (özellikle de ekonomi veya şirketlerde). Aşağı doğru olan eğilim. Alçalan trend.

İngilizce Downturn Türkçe anlamı, Downturn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Downturn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Downtrends : Düşüş trendi. Alçalan trend. Aşağı doğru yönelen eğilim.

Decrement : Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Eksilme. Azalım. Azaltım. Azaltma. Kayıp. Eksiklik. Zayiat. Azaltma miktarı.

Attenuations : Söndürme. Zayıflatma. Hafifletme. Azaltma. Zayıflama. Cılızlama. Kısma. İnceltme.

Declinations : Geri çevirme. Eğim. Sukut. Meyil. Düşme. Zayıflama. Yokuş. Açılım. Reddetme.

Decremented : Zayiat. Azaltma. Azaltma miktarı. Eksiklik. Azalım. Azaltım. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Eksilme.

Drop : Kesmek. Bırakmak. Bırakmak (fare). Atmak. Dirsek çevirmek. Söyleyememek (harf). Dalmak. Damlamak. Çıkarmak.

Degression : Vergi indirimi. İndirim. Gerileyiş.

Comedowns : Gerileme. Hayal kırıklığı. Saygınlığını yitirme. Düş kırıklılığı. Düşme. Sukut. Düş kırıklığı.

Abridgement : Kısaltma. Tenzil. Özetleme. Özet.

Downturn synonyms : downspin, downswing, eclipse, abating, attenuation, declination, worsening, alleviate, downfalling, cutback, eclipses, abatement, downfall, decrease, decrementing, being diminished, cutbacks, decline, downfalls, downswings, downtrend, abatements, decrements, ebb tide, downturns, alleviations, dark age.