Attenuations türkçesi Attenuations nedir

Attenuations ingilizcede ne demek, Attenuations nerede nasıl kullanılır?

Attenuation coefficient : Cılızlama katsayısı. Zayıflama katsayısı. Sönümlenme faktörü. Atenüasyon katsayısı. Cılızlıma katsayısı. Zayıflatma katsayısı. Bir reaktörde, nötron enerjisinin, yavaşlatıcının etkisiyle üstel olarak azalması.

Attenuation compensation : Zayıflama dengelemesi. Zayıflama düzeltimi.

Attenuation constant : Atenüasyon katsayısı. Zayıflatma sabiti. Atenüasyon sabiti.

Attenuation distortion : Zayıflatma bozulması.

Attenuation equivalent : Verilen bir madde katmanının oluşturduğu zayıflamayı milimetre cinsinden belirten büyüklük. Zayıflama eşdeğeri.

Attenuation factor : Azalma faktörü. Atenüsyon faktörü.

Free space attenuation : Boşlukta zayıflama.

Filter attenuation band : Süzgecin zayıflatma bandı. Süzgeç devre zayıflama bandı.

Current attenuation : Akım zayıflaması.

Loop attenuation : Döngü zayıflaması.

İngilizce Attenuations Türkçe anlamı, Attenuations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attenuations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Declination : Meyil. Düşme. Yokuş. Sukut. Geri çevirme. Fiillerde kip, zaman tarz, şahıs, sayı; ad soylu kelimelerde çokluk, iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi. bk. ad çekimi ve fiil çekimi. Açılım. Eğim.

 

Invalidation : Güçten düşürme. Gücünü azaltma. Bir ölçme aracı ya da ölçümün çeşitli sınama yollarıyla ölçmek istediğinden başka bir nesneyi ölçtüğünü ve dizgeli yanılgılar içerdiğini gösterme. İptal etme. Geçersiz bırakma. Boşa çıkarma. Geçersizleme. Hükümsüz kılma. İptal.

Reducing : İndirgeyici. İndirme. Hafifletici. Eksiltme. Küçültme.

Deflations : Deflasyon. Enflasyona karşı alınan önlemler. Gururunu kırma. Gazını boşaltma. Enflasyon karşısında para arzını azaltma. Para darlığı. Paradarlığı. Havasını söndürme. Hava kaçırma. Sönme.

Enfeeblement : Kuvvetsizlik. Zayıflık. Güçsüzlük. Mecalsiz bırakma. Zayıflatılma. Zayıflatma veya güçsüzleştirme eylemi. Zayıf düşürme. Dermansız bırakma.

Weight loss : İncelme. Tartı kaybı. Kilo kaybetme. Ağırlık kaybı. Kilo verme. Kilo kaybı.

Declinations : Açılım. Sapma. Meyil. Düşme. Geri çevirme. Yatma. Reddetme. Eğim.

Attenuation : Bir çevrimde, bir akımmıknatıssal alanda güç yitiğinin desibel olarak ölçüsü. Bir sesin gürlüğünün zaman zaman azalması ya da yitmesi durumu. Bir patojenin bağışıklık oluşturma yeteneğini değiştirmeden hastalık oluşturma yeteneğinin azaltılması.

Finings : Saflaştırma. Gazsızlanma süreci. Arıtma. Durulama. Rafine etme.

Thinning : İncelme. Seyreltme. Seyrekleşme. Seyrekleştirme. İnce. Tekleme. İnceltiş.

 

Attenuations synonyms : alleviate, decrement, abating, weakness, extenuations, ebbing, tabes, decremented, debilitating, abridgement, scrimping, assuagement, enervating, enfeeblements, modulation, abridgments, abatement, impairments, curtailment, dimming, quenching, maceration, abridgment, appeasements, eradication, diminishing, abatements, being diminished, damping, enfeebling, extinction, choking, decrementing.

Attenuations zıt anlamlı kelimeler, Attenuations kelime anlamı

Strengthening : Sağlamlaştırma. Güçlendirici. Pekiştirme. Takviye etme. Güçlendirme. Kuvvetlendirme. Teyit. Yükseltme. Takviye.

Strength : Etkililik. Dayanım. Kadro. Işık magnetik alan, akım gibi etkileyici niceliklerin birim zamandaki çokluklarını belirten ölçek. Şiddet. Dinçlik. Güçlülük. Sertlik. Derece. Yeğinlik.