Dreadlocks türkçesi Dreadlocks nedir

  • Rasta (saç).
  • Rasta.
  • Rasta örgüleri.
  • Birbirine ip düğümleri gibi dolandırılmış saç tarzı türü.

Dreadlocks ingilizcede ne demek, Dreadlocks nerede nasıl kullanılır?

Dreadlock : Birbirine ip düğümleri gibi dolandırılmış saç tarzı türü (jamaikalı rastafarianlar arasında yaygındır). Rasta.

Dreadless : Korkusuz. Güvenli. Cesur. Şüphesiz.

İngilizce Dreadlocks Türkçe anlamı, Dreadlocks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dreadlocks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dreadlock : Birbirine ip düğümleri gibi dolandırılmış saç tarzı türü (jamaikalı rastafarianlar arasında yaygındır).

Curl : Kıvır kıvır yapmak. Bükülmek. Bukle yapmak. Bukle. Dönerek veya kıvrılarak hareket etmek. Kıvırmak. Bir a yönleci için (...)x a işlemi ile tanımlanan, uzay yerlemlerine göre türevsel yönleç. Dolanıl. Kıvrılmak. Bükmek.

Lock : Kanal havuzuna sokmak. Birbirine geçmek. Kilit vurmak. Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği. Kilitleme. Birbirine geçirmek. Bağlamak. Bukle. Hapsetmek. (bilgi vb.) erişimi engellemek.

Whorl : Halka. Halka biçiminde diziliş. Sarmal çizgi. Halka dizilişli yapraklar. Helezoni çizgi. Helezonun bir kıvrımı. Ağırşak. Parmak izindeki kabarıklık. Sarmal şekil. Helezonlu şekil.

 

Impasse : Kördüğüm. Çıkmaz sokak. İçinden çıkılmaz durum. Güç durum. Zor durum. Çıkmaz. Açmaz.

Standstill : Sekte. Durgu. Sekteye uğrayan. Tevakkuf. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tatil. Bir film gösterilirken, kuşaktaki herhangi bir resmi alıcı penceresi önünde istenildiği kadar tutma. Askıya alınan. Kımıldamama. Duraklama.

Ringlet : Pürçek. Lüle. Saç lülesi. Ufak halka. Halkacık. Lüle (saç için). Bukle.

Dead end : Çıkmaz sokak. Ölü uç. Çıkmaz. Açmaz. Kör baca. Kör uç. Küldösak. Boru son ucu.

Situation : Memuriyet. Mevki. Ekmek kapısı. Vazife. Görev. Yağday. Hal. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Şartlar.

Stalemate : Pata etmek. Çıkmaz. Yenişememe. Beraberlik. İkilem. Kilitlenme. Açmaz. Çözümsüzlük durumu. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum.