Ringlet türkçesi Ringlet nedir

  • Ufak halka.
  • Saç lülesi.
  • Lüle (saç için).
  • Bukle.
  • Halkacık.
  • Pürçek.
  • Lüle.

Ringlet ingilizcede ne demek, Ringlet nerede nasıl kullanılır?

Ringlets : Halkacık. Ufak halka. Bukle. Lüle. Pürçek. Lüle (saç için). Saç lülesi.

Ringleader : Elebaşı. Çete başı. İdareci. Tertipçi. Çete lideri.

Ringleaders : Çete lideri. Tertipçi. Elebaşı. Çete başı. İdareci.

Cringle : İpten yapılmış simit halkası. Çevirme kasa. Radansa. Halat matafyonu. Bir yelken gıradinine halat bağlamak için kullanılan ilik veya ilmik halkası.

Cringles : Radansa. İpten yapılmış simit halkası. Bir yelken gıradinine halat bağlamak için kullanılan ilik veya ilmik halkası. Halat matafyonu. Çevirme kasa.

Adoringly : Yüksek takdir ile. Saygıyla. Sevgi dolu bir halde. Tapar bir şekilde. Hayranlıkla.

Springless : Elastik olmayan. Enerjik olmayan. Enerjisiz. Cansız. Hayatsız. Esnek olmayan.

Aspiringly : Uğraşarak. Çok istekli bir şekilde. Can atarak. Talip olarak.

Kriss kringle : Noel baba.

Ringlike : Halka gibi.

İngilizce Ringlet Türkçe anlamı, Ringlet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ringlet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pouffes : Puf. Nonoş. Elbisenin kabarık yeri. Top. Küçük oturak.

Curl : Bükmek. Dalgalandırmak. Kıvırmak. Kıvır kıvır yapmak. Kıvrılmak. Dolanıl. Kıvırcık olmak. Bükülmek. Dönerek veya kıvrılarak hareket etmek. Bir a yönleci için (...)x a işlemi ile tanımlanan, uzay yerlemlerine göre türevsel yönleç.

 

Frizzlers : Kıvrılmak. Kreplemek. Kıvrım. Saçı kıvıran kimse. Kıvırmak. Lüleler yapan kimse. (saç) kıvırmak. Bukle olmak.

Pouffe : Bkz.pouf. Elbisenin kabarık yeri. Küçük oturak. Top. Puf. Nonoş.

Tress : Saçını örgü yapmak. Saçını örmek. Saç örgüsü. Belik. Bulke. Bukle (saç). Lüle (saç).

Lock : Kilit vurmak. Kilitleme. Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği. Durdurmak. Birbirine geçmek. Kilit. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hareketli arna seddi. Sıkıca ve kuvvetlice kapamak.

Bob : Hareket etmek. Sık sık alçalıp yükselmek. Kısa kesmek (saç). İnip çıkmak. Sallamak. Kısa kesmek. Sık sık sallanmak. Reverans. Reverans yapmak.

Circlets : Taç. Halka şeklinde süs eşyası. Küçük daire.

Annulus : Yaş halkası. Halka. Daire halkası. Dış dişli veya seyyare dişlisi. Halka şeklinde herhangi bir yapı. sporangiyum etrafını çeviren at nalı şeklinde, hücre duvarları kalınlaşmış, halkaya benzer hücre dizisi. 3.bitkilerde genellikle tüpsü korollanın tabanı ve tohumun hilumu için kullanılan bir terim. Anülus. Yüzük. Planet dişli. Bilezik şeklinde yapı.

Ringlet synonyms : satyridae, family satyridae, ringlet butterfly, ringlets, frizzed, lovelock, circlet, frizz, annulet, frizzle, frizzing, frizzes, frizzler, hank, hanks, hanking, tresses, poufs, band, ring, pouf, butterfly, corkscrew curls.

Ringlet ingilizce tanımı, definition of Ringlet

Ringlet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small circle. Specifically, a fairy ring. A small ring.