Tress türkçesi Tress nedir

  • Saçını örmek.
  • Saçını örgü yapmak.
  • Saç lülesi.
  • Lüle (saç).
  • Bulke.
  • Bukle.
  • Lüle.
  • Saç örgüsü.
  • Bukle (saç).
  • Belik.

Tress ile ilgili cümleler

English: A pretty waitress waited on us.
Turkish: Hoş bir garson bize hizmet etti.

English: "Sue's very angry with you," my new waitress said.
Turkish: "Sue size çok kızgın," yeni garson kız söyledi.

English: "However", stressed Vladimir Putin, "today is another situation".
Turkish: Vladimir Putin vurguladı, "ancak bugün başka bir durumdur."

English: A closed fist can indicate stress.
Turkish: Kapalı bir yumruk stres gösterebilir.

English: "Waitress, what's this fly doing in my soup?" "Looks to me to be backstroke, sir!"
Turkish: "Garson, bu sinek çorbamda ne yapıyor?" "Bana sırtüstü yüzecek gibi geliyor, bayım!"

Tress ingilizcede ne demek, Tress nerede nasıl kullanılır?

Tressed : Bukleli. Lüle lüle. Örgülü.

Tresses : Lüle. Saç lüleleri. Bulke. Bukleler. Saç örgüsü.

Tressure : Zambaksı süs.

Tressured : Zambak desenli.

Actress : Oyuncu. Kadın oyuncu. Bir film ya da televizyon oyununda rol alan kadın. Bayan aktör. Bayan oyuncu. Aktris. Bir oyunda rol alan kadın sanatçı. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Artist. Bir oyun kişisini, sanatçı yaradılışı ve bilgisi ile, canlandıran ya da gösteren tiyatro sanatçısı. oyun oynama eylemini yapan kişi. (erkek ya da kadın).

 

Ancestress : Bayan ata. Kadın ata. Bir kişinin onun soyundan geldiği kadın.

Actressy : Bayan oyuncu. Kadın oyuncu. Aktris.

Allowable stress : Kabul edilebilir gerilme. İzin verilen gerilme. Müsade edilebilen stres. Emniyet gerilmesi. Müsaade edilen gerilme.

Anisotropic stress change : Anizotrop gerilme değişimi.

Akka fortress : Akka kalesi.

İngilizce Tress Türkçe anlamı, Tress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pouffes : Nonoş. Küçük oturak. Puf. Top. Elbisenin kabarık yeri.

Pouf : Yumuşak oturak. İbne. Nonoş. Puf. Elbisenin kabarık yeri. Top.

Frizzler : Kreplemek. Kıvrım. Kıvrılmak. Lüleler yapan kimse. Kıvırmak. (saç) kıvırmak. Saçı kıvıran kimse. Bukle olmak.

Braiding : Örgü biçimli süs. Örme. Örgü. Örgü biçiminde motif.

Plat : Arazi parçası. Örgü. Parsel. Plan. Kıvrım. Arsa. Parsellemek. Çap.

Frizzing : Kıvırcık yapmak. Bukle olmak. Kreplemek. Kıvrım. (saç) kıvırmak. Kıvrılmak. Kıvırmak. Saçı küçük sıkı buklelerle şekillendirmek.

Coif : Takke. Şapka. Yüksük. Külah. Şekillendirilmiş saç. Bone. Takke giydirmek. Saç modeli.

Ringlet : Pürçek. Lüle (saç için). Halkacık. Ufak halka.

Coiffure : Kuaförlük. Saç stili. Başlık. Saç biçimi. Saç modeli. Saç tuvaleti.

Corkscrew curls : Lüle lüle saç.

Tress synonyms : queue, the twist, plait, lock, hank, poufs, hair style, hanks, bob, tresses, frizz, frizzed, pigtail, extensions, lovelock, curl, ringlets, frizzlers, hanking, hairstyle, braid, frizzes, pouffe, hairdo, braidings, twist, plats, frizzle.

Tress ingilizce tanımı, definition of Tress

Tress kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A braid, knot, or curl, of hair. A ringlet.