Coif türkçesi Coif nedir

Coif ingilizcede ne demek, Coif nerede nasıl kullanılır?

Coifed : Yüksük. Şapka. Bone. Takke. Saç modeli. Külah.

Coiffed : Yüksük. Şapka. Saç modeli. Bone. Takke. Külah.

Coiffes : Süslemek.

Coiffeur : Kadın berberi olan erkek. Kuaför. Kadın berberi.

Coiffeurs : Kuaför. Kadın berberi olan erkek. Kadın berberi.

Coign of vantage : Elverişli nokta. Görüntünün en iyi izlenebildiği yer.

Coiffeuse : Bayan kuaför. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kuaför veya saç stilisti olan kadın. Berber. Oyuncuların saçlarını yapan, takma saç, sakal, bıyık hazırlayan kimse.

Coiffure : Saç stili. Kuaförlük. Saç biçimi. Saç modeli. Başlık. Saç tuvaleti.

Coiffeuses : Kuaför veya saç stilisti olan kadın. Bayan kuaför.

Coiffing : Yüksük. Şapka. Takke. Bone. Külah. Saç modeli.

İngilizce Coif Türkçe anlamı, Coif eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coif ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calyptra : Kök ucunda bulunan ve büyüme sırasında bölünür hücreleri koruyan hücre tabakası. yosunlarda genç kapsülün etrafını çeviren zarsı yapı, kök şapkası. Yosun tohumunun zarfı. Kap külah. Kök ucunda bulunan ve büyüme esnasında, bölünür hücreleri koruyan hücre tabakası. kök şapkası. yosunlarda genç kapsülün etrafını çeviren zarsı yapı. Kaliptra.

 

Colors : Simgesel giysi (okul veya takım). Renkliler. Renkler. Forma. Takı. Üniforma. Bayrak. Sancak. Renkli.

Hat : Başlık.

Bonnet : Motor kapağı. Kep. Kaput. Bağcıklı bone. Başlık. Kapak. Başlık giydirmek. Kaporta.

Crucible : Maden eritme kabı. İçinde eritme ya da yakma işlemleri yapılan, porselen, grafit ya da metal küçük kap. Kröze. Zorlu deneme. Kroze. Kap. Pota. Yüksek.

Collets : Torna aynası. Germe kovanı. Maden yüzük. Yüzük. Bilezik. Halka. Mücevherin oturtulduğu yuva. Tasma. Yuva.

Cover : Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Sakınmalık. İstila etmek. Üstünü kapatmak. Bastırmak. Kaplamak. Korumak. Örtmek. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Kapak.

Beanies : Bere (şapka). Kasket. Bere.

Coif synonyms : coiffed, chapeaus, hairdos, skullcap, cornets, hairdo, yarmulka, bonnets, colours, bonneting, coifed, beanie, cones, yarmulke, hairstyles, hair do, collet, head dress, cornet, cone, yarmulkes, chapeau, nightcaps, conical hat, coiffure, nightcap, bathing cap, cap, skullcaps, coiffing, thimbles, ferrule, coiffures.

 

Coif zıt anlamlı kelimeler, Coif kelime anlamı

Uncover : Su yüzüne çıkarmak. Deşifre etmek. Ortaya çıkarmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Örtüsünü kaldırmak. Meydana çıkarmak. Kapağını açmak. Örtüsünü açmak. Üstünü açmak. Şapka çıkarmak.

Coif ingilizce tanımı, definition of Coif

Coif kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cover or dress with, or as with, a coif. A cap.