Calyptra türkçesi Calyptra nedir

  • Yosun tohumunun zarfı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kaliptra.
  • Kök ucunda bulunan ve büyüme sırasında bölünür hücreleri koruyan hücre tabakası. yosunlarda genç kapsülün etrafını çeviren zarsı yapı, kök şapkası.
  • Kök ucunda bulunan ve büyüme esnasında, bölünür hücreleri koruyan hücre tabakası. kök şapkası. yosunlarda genç kapsülün etrafını çeviren zarsı yapı.
  • Kap külah.
  • Yüksük.

Calyptra ingilizcede ne demek, Calyptra nerede nasıl kullanılır?

Calypter : Diptera kanadının anal açısı içerisindeki lop. Kalipter.

Apocalyptic : Gelecek ile ilgili. Vahiy ile ilgili. Vahye ait. Vahiysel.

Apocalyptical : Dünyanın sonuyla ilgili. Gelecek kader veya felaket. Vahiysel. Kehanetle ilgili.

Apocalyptically : Vahiysel olarak. Vahiy şeklinde. Vahiysel bir şekilde. Vahiy ifade ederek.

Eucalypti : Ökaliptüs. Okaliptüs.

Eucalyptuses : Okaliptüs.

Eucalyptus tree : Mersingiller (myrtaceae) familyasından, her dem yeşil, genç yaprakları karşılıklı, yaşlı yaprakları almaşlı dizilişte, yaprakları kılıçsı ya da oraksı, kapsül tipi meyveleri olan, ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan bir cins. okaliptüs. Sıtma ağacı. Okaliptüs ağacı.

Calypsos : Cazdan etkilenmiş batı hint müzik stili. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Bu tarzdaki bir müzikle yapılan şarkı. Gitarla söylenen antillere özgü balat. Kalipso. Satürn xıv kod adlı uydu.

 

Eucalyptus : Ökaliptus. Okaliptüs ağacı. Sıtmaağacı. Okaliptus. Sıtma ağacı. Yapraklarında bulunan tanenden dolayı içeriden sürgün önleyici, idrar yolları antiseptiği, öksürük dindirici ve balgam söktürücü olarak kullanılan mersingiller familyasından bir ağaç, sıtma ağacı. Okaliptüs.

Eucalyptus oil : Okaliptüs yağı. Okaliptus yağı.

İngilizce Calyptra Türkçe anlamı, Calyptra eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calyptra ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coifs : Şapka. Takke. Şekillendirilmiş saç. Külah. Bone. Saç modeli.

Thimbles : Baga. Radansa (gemi). Rodensa. Kablo çarığı. Radansa. Dikiş yüksüğü. Baca deliği ağızlığı.

Ferrules : Demir halka.

Coifed : Takke. Saç modeli. Şapka. Külah. Bone.

Collet : Tasma. Yüzük. Halka. Bilezik. Yuva. Germe kovanı. Maden yüzük. Torna aynası. Mücevherin oturtulduğu yuva.

Coiffed : Külah. Saç modeli. Takke. Şapka. Bone.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

 

Root cap : Kök şapkası.

Coif : Şekillendirilmiş saç. Takke. Bone. Şapka. Saç modeli. Külah. Takke giydirmek.

Calyptra synonyms : plant part, plant structure, crucible, coifing, a site, coiffing, a cells, abiotic environment, a chromosome, thimble, abramis zone, abacus bodies, a cell, aardvarks, acacia, aardvark, ferrule, abo blood groups system, abiotic factor, abductor muscle, collets, abambulacral area.

Calyptra ingilizce tanımı, definition of Calyptra

Calyptra kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, any similar covering body. A little hood or veil, resembling an extinguisher in form and position, covering each of the small flasklike capsules which contain the spores of mosses.