Bob türkçesi Bob nedir

  • Aşağı yukarı hareket ettirmek.
  • Çekül.
  • Aşağı yukarı sallanmak.
  • Kısa saç modeli.
  • Şilin.
  • Aşağı yukarı hareket etmek.
  • Sallamak.
  • Reverans yapmak.
  • Hareket etmek.
  • Yarış kızağı.
  • Sık sık alçalıp yükselmek.
  • Saç lülesi.
  • Çabuk eğip kaldırmak.
  • Sallanmak.
  • Sık sık sallanmak.
  • Kesik kuyruk (at).
  • Reverans.
  • Kısa kesmek.
  • Kısa kesmek (saç).
  • İnip çıkmak.

Bob ile ilgili cümleler

English: After drinking all night, Bob was dead to the world.
Turkish: Bütün gece içtikten sonra, Bob deliksiz uyudu.

English: "Six pence per second," Bob reminds her.
Turkish: "Saniyede altı peni" Bob ona hatırlatıyor.

English: As far as Bob is concerned, anything goes. By contrast, Jane is very cautious.
Turkish: Bob'a kalırsa, bir şey dönüyor. Buna karşılık, Jane çok dikkatli.

English: Although Bob was in disguise, I recognized him at a glance.
Turkish: Bob maskeli olmasına karşın, ben onu bir bakışta tanıdım.

English: As a child, Bob lived in Boston.
Turkish: Bob bir çocuk olduğu için Boston'da yaşadı.

Bob ingilizcede ne demek, Bob nerede nasıl kullanılır?

Bob up : Birdenbire belirmek. Pat diye çıkmak. Baskın yapmak. Birdenbire ortaya çıkmak.

Bob up like a cork : Mantar gibi çıkmak.

Pixie bob cat : Amerika’dan köken alan, evcil çiftlik kedisi ve vaşak karışımı olan, dna testlerinde vahşi gen taşıyan evcil kedi olarak kayıtlara geçmiş, iri yapılı, kaslı ve güçlü bir kemik yapısına sahip, yüz hatları ayırt edilebilir derecede farklı ve her haliyle vaşağı anımsatan, genellikle ırka özgü olarak parmak sayısı fazla, tüy yapısı ve rengi vaşağı andıran, silik noktalı, koyu kahve noktalı, kırık parçalı, açık kahve ve kırmızımsı kahverengi tonlarında olabilen, kısa kuyruklu, tüyleri çift katlı ve kısa olsa da yer yer uzun tüylülere de rastlanan, yumuşak ve kaliteli tüyleriyle kedi dünyasında tek olarak kabul edilen, davranışları ve vahşi görüntüsüyle inanılmaz bir gizeme sahip olsa da yumuşak kalpli, sevecen ve akıllı, kısa tüylü kedi ırkı. Pixie bobkedisi.

 

Dry bob : Kriket veya futbol oynayan kimse (özellikle de eton college öğrencisi).

Plumb bob : Şakul topuzu. Çekülün ucuna bağlı olan kurşun. İskandil veya şakul ucundaki ağırlık.

Bobber : Aşağı ve yukarı hareket eden şey. Olta mantarı. Sallanan ey.

Bobbed hair : Kısa saç.

Bobbin : Makara. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Ufak iğ. Göbek. Masura. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bobin.

Bobbies : Polis. Polis memuru. Aynasız. Erkek ismi.

Bobbed : Kısa kesilmiş.

İngilizce Bob Türkçe anlamı, Bob eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bob ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Flirt : Fırlanmak. Flört. Fıkırdamak. Fırlatmak. Fırlamak. Cilve yapmak (kadın erkeğe). Çıkmak. Kur yapmak.

Curtails : Azaltmak. Engellemek. Kısıntı yapmak. Kısmak. Düşürmek. Kısaltmak. Kesmek.

Dangles : Sarkmak. Asılmak. Sarkıtmak. Asılı tutmak. Asılıp sallanmak. Sarkma. Asıp sallamak. Asılı durup sallanmak.

Fluctuate : Yükselip azalmak. Düzensiz hareket etmek. Bir yükselip bir azalmak. Bocalamak. Tereddüt etmek. Dalgalanmak. Yükselip alçalmak. Kararsız olmak. Değişmek. Azalıp çoğalmak.

Shilling : Eski ingiliz gümüş parası. Yenilgi.

Undulates : Ondüle yapmak. Dalgalandırmak. Kıvrılıp bükülerek gitmek. Kıvrılıp bükülmek. İnişli çıkışlı olmak. Dalgalanarak gitmek. Dalgalanmak. Dalgalı. Dalgalı seyir gösteren.

Acted : Davranmak. Numara yapmak. Oynamak. Rol yapmak. Görevini yapmak. Rol oynamak. Numarası yapmak. Etki etmek.

Shingled : Kısa kesilmiş (saç). Çatıyı padavra ile kaplamak. Padavra ile kaplanmış (çatı). Döverek işlenmiş demir. Demiri döverek işlemek.

Truncate : Kısaltmak. Tepesini kesmek. Tepesini. Ucunu kesmek. Kesmek. Kırpmak. Parçasını kesmek. Tepesi kesik. Budamak.

Bob synonyms : bob about, bob around, drop a curtsey, curtsey, curtesy, ringlets, comport oneself, dilly dallying, fluctuated, tress, sleigh, curtsies, shillings, agitate, curtesies, budge, dillydallied, budging, be brief, make short work of, bows, bobsled, brandish, flaps, flings, seesawed, dabble, obeisances, dawdled, budged, cut short, bow, fling.

Bob zıt anlamlı kelimeler, Bob kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak.

Bob ingilizce tanımı, definition of Bob

Bob kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To play to and fro, or up and down. A pendant. Anything that hangs so as to play loosely, or with a short abrupt motion, as at the end of a string. To cause to move in a short, jerking manner. To move (a thing) with a bob. To have a short, jerking motion. To play loosely against anything. As, the bob at the end of a kite`s tail.