Impasse türkçesi Impasse nedir

Impasse ile ilgili cümleler

English: It is important that a lawyer should leave no stone unturned even on minor points and harp on the same subject to achieve a break through in an impasse.
Turkish: Bir avukatın zor bir durumda küçük konularda bile her taşın altına bakması ve aynı konuda sonuca ulaşmak için ısrarla belirtmesi önemlidir.

Impasse ingilizcede ne demek, Impasse nerede nasıl kullanılır?

Break the impasse : Çıkmazdan kurtulmak.

Reach an impasse : Çıkmaza girmek. Açmaza girmek.

Reach on impasse : Çıkmaza girmek.

Impasses : Çıkmaz. Açmaz. Zor durum. Kördüğüm. Güç durum. İçinden çıkılmaz durum. Çıkmaz sokak.

Impassability : Geçilemez. Aşılmazlık. Aşılamaz. Geçilmezlik. Geçilmesi imkansız olma durumu. Geçit vermezlik.

Impassion : Coşturmak. Hırslandırmak. Heyecanlandırmak. Kızdırmak. Çileden çıkarmak.

Impassibility : Ağrı veya acı çekmeye duyarsızlık. Hissizlik. Yaralanmaya duyarsızlık. Duygusuzluk.

Impassionate : Şehvetli. Arzulu.

Impassibly : Hissizce. Duygusuz bir halde.

Impassible : Acı duymaz. Duygusuz. Hissiz.

İngilizce Impasse Türkçe anlamı, Impasse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impasse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Blind alley : Fomiks. Sonucu umutsuz iş. Sonu olmayan şey.

Nice kettle of fish : Bela. Ciddi durum. Karışıklık.

Gordian knot : Zor ve karmaşık sorun. Sadece asya'nın gelecek kralı tarafından çözümlenebilecek karışık bir düğüm bağlayan phrygia kralı gordius ile ilgili olan (yunan mitolojisi). Görünürde çözümlenemeyecek olan sorun.

Quagmires : Batak. Bataklık.

Stalemating : Yenişememe. Çıkmaza sokmak. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Beraberlik. Kilitlenme. İkilem. Pata etmek. Köşeye sıkıştırmak.

Tickler : Vade defteri. Tecimsel belgitler ve alacakların ödeme günlerini göstermek amacıyla bankalarda tutulan yazılıklar. Karbüratör düğmesi. Hatırlatıcı. Muhtıra defteri. Senet vadelerini gösteren defter veya dosya biçiminde düzenlenen dosya. Nazik mesele. Borç defteri.

Dead end : Ölü uç. Kör uç. Boru son ucu. Küldösak. Kör baca.

Quagmire : Bataklık. Batak.

Den : Delik. Mağara. Karanlık oda. Uğrak. Yatak. Çalışma odası. Batakhane. İn. Sığınak.

Impasse synonyms : cleft stick, straits, deadest, a fine kettle of fish, conundrums, stalemates, lurch, dolorousness, predicament, fix, situation, predicaments, deads, strait, conundrum, deadlocks, dilemma, deader, difficult situation, labyrinths, toughie, scrape, deep mire, deadlock, ticklers, cul de sac, impasses, tight corner, stalemate, lamentableness, standoff, standstill, hole.

Impasse ingilizce tanımı, definition of Impasse

Impasse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fig., a position or predicament affording no escape. An impassable road or way. Cul-de-sac. A blind alley.