Dead end türkçesi Dead end nedir
- Ölü uç.
- Çıkmaz sokak.
- Küldösak.
- Açmaz.
- Çıkmaz.
- Kör baca.
- Madencilik alanında kullanılır.
- Boru son ucu.
- Kör uç.
Dead end ile ilgili cümleler
English: The road came to a dead end.
Turkish: Yol bir çıkmaz sokağa geldi.
English: It's a dead end.
Turkish: Bu bir çıkmaz sokak.
Dead end ingilizcede ne demek, Dead end nerede nasıl kullanılır?
Dead : Çıkmaz. Cansız. Acımasız. Uyuşuk. Sönük. Unutulmuş. Gerilimsiz. Ölü. Işığı öldürme.
End : Sona ermek. Son çekit. Sonuca ulaşmak. Bitiş çekidi. Uç çekit. Bitirmek. Son. Ölüm. Kalıntı. Son vermek.
Dead end kid : Sokak çocuğu.
Dead end kids : Sorunlu gençlik. Sokak çocukları. Kenar mahalle çocukları.
Dead end street : Çıkmaz sokak. Konutları ve bireyleri kentteki dolaşımın gürültüsünden ve yarattığı çekincelerden korumak amacıyla düzenlenen, yalnız bir yöne çıkışı olan, öteki ucu kapalı yol, ya da yer.
Come to a dead end : Açmaza girmek. Çıkmaza girmek. Çıkmaza saplanmak.
İngilizce Dead end Türkçe anlamı, Dead end eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dead end ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Activated carbon : Aktif karbon. Emici kömür. Etkinleştirilmiş karbon. Etkin kömür. Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi. Aktive edilmiş karbon. Etkin karbon. Aktif kömür.
Impasses : İçinden çıkılmaz durum. Güç durum. Zor durum. Kördüğüm.
Dilemma : Dilem. İkilem. Çelişki. Zor durum. İki bilinmezli sorun. İki çözüm yolu ya da iki yönü bulunan ve aynı sonucun elde edildiği tasım. insanı, istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini, beğenmeye ve izlemeye zorlayan tartışma, sorun ya da usa vurma durumu. İkisi de birbirinden zor iki seçenek. Güç durum.
Acid proof : Aside dayanıklı. Ekşite dirençli. Asite dirençli. Asit geçirmez.
Abandon : Kendinden geçme. Bırakma. Durdurmak. Bırakmak. Kendini tamamıyla vermek. Boşlamak. Dayandırmak. Başlı-başına koymak. Viran hale getirmek. Koyup gitmek.
Adit : Yatay giriş galerisi. Maden ocağı ağzı. Giriş. Giriş lağımı. Yaklaşım iç yolu. Tünel. Maden galerisi. Galeri. Giriş galerisi.
Deadlock : Hareketin tamamen durması. Tıkanmak. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Çıkmaza sokmak. Yerinde saymak. Tıkanıklık. Durgunluk. Çıkmaza girmek. Sürmeli kilit.
Additional flotation : Yeniden yüzdürme.
Actinolite : Aktinolit. Işıntaşı.
Deadlocks : Çıkmaza girmek. Tıkanmak. Yerinde saymak. Çıkmaza sokmak. Sürmeli kilit. Hareketin tamamen durması. Tıkanıklık. Sürgü kilit. Durgunluk.
Dead end synonyms : impasse, advance per shift, culde sac, predicaments, standoff, aporia, deader, acid treatment, stalemates, abandoned mine, toughie, jackhead pit, advance heading, additional support, advancing longwall, standoffs, acid rock, difficult position, dead lock, cul de sac, predicament, conundrums, conundrum, deep mire, blind alley, acetylene lamp, accident frequency, dead end street, cleft stick, stalemating, no passage this way, acidization, stalemate.

Bu kısımda Dead end kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dead end ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dead end anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dead end ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.