Dressed up türkçesi Dressed up nedir

  • Cicilerini giymiş.
  • Giysiler giyinmiş.
  • Giyinik.
  • Şaşaalı bir şekilde giyinmiş.
  • Elbiseler giyinmiş.

Dressed up ile ilgili cümleler

English: He dressed up as a woman.
Turkish: O bir kadın gibi giyinip kuşanmış.

English: I got all dressed up for Tom's party.
Turkish: Tom'un partisi için giyinip kuşandım.

English: Ali dressed up as Santa Claus.
Turkish: Ali Noel Baba gibi giyinmiş.

English: Ali dressed up for the party.
Turkish: Ali parti için giyindi.

English: She dressed up and left for the party.
Turkish: Giyindi ve partiye gitti.

Dressed up ingilizcede ne demek, Dressed up nerede nasıl kullanılır?

Dressed : İşlenmiş. Çaplanmış. Giyinmiş. Yontulmuş. Aharlı. Giysiler giyinmiş. Giyinik. Giyimli. Özenle giyinmiş. Elbiseler giyinmiş.

Dressed up fit to kill : İki dirhem bir çekirdek. Şık giyinmiş. Çarpıcı kıyafetler giyinmiş.

Dressed up to the nines : İki dirhem bir çekirdek.

Be dressed up fit to kill : Çok süslenmiş olmak. İki dirhem bir çekirdek olmak.

Get dressed up : Özel bir olay için en güzel kıyafetlerini giymek.

İngilizce Dressed up Türkçe anlamı, Dressed up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dressed up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spruced up : Özenle giyinmiş. Giyinip kuşanmış. Süslenip püslenmiş. Bayramlıklarını giymiş.

 

Dressed : Giyinmiş. Özenle giyinmiş. Çaplanmış. İşlenmiş. Aharlı. Giyimli. Yontulmuş.

Dressed to kill : Süslenip püslenmiş. Bayramlıklarını giymiş. Özenle giyinmiş. Aşırı şık. Şık giyinmiş. Çarpıcı kıyafetler giyinmiş. Baştan çıkarıcı şekilde giyinmiş. Giyinip kuşanmış. Son derece şık.

Wearing apparel : Giyecek. Kuşanmış. Giyinmiş. Giyim eşyası.

Dolled up : Özenle giyinmiş. Süslenip püslenmiş. Giyinip kuşanmış. Bayramlıklarını giymiş.