Dressily türkçesi Dressily nedir

Dressily ingilizcede ne demek, Dressily nerede nasıl kullanılır?

Dressier : Daha şık. Şık. Daha zarif. Gösterişli. Zarif.

Dressiest : En şık olanı. Şık. Zarif. En zarif olanı. Gösterişli.

Dressiness : Zariflik. Zarif bir şekilde giyinmiş olma durumu. Gösterişli olma durumu. Şıklık. Zarafet.

Dressing : Terbiye. Yapının dış kısmı. Düzleme. Giyinme. Kukla giydirme. Gübre. Giyinme kuşanma. Dolma harcı. Giyim. Pansuman.

Dressing case : Makyaj çantası.

Dressing plate : Tesviye tablası.

Dressing gown : Bornoz. Sabahlık. Robdöşambr. Ropdöşambr.

Dressing percentage : Kasaplık bir hayvanın kesim ağırlığına göre ne kadar karkas verdiğinin yüzde olarak ifadesi. Karkas randımanı.

Dressing plant : Hazırlama birimi. Hazırlama tesisi. Kömür hazırlama birimi.

Dressing table : Makyaj masası. Apremasası. Tuvalet masası. Apre masası.

İngilizce Dressily Türkçe anlamı, Dressily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dressily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exquisitely : Güzel bir şekilde. Mükemmel bir şekilde. Harikulade.

Sleekly : Parlak bir biçimde. Pürüzsüz bir şekilde. İpeksi bir şekilde. Parlak bir şekilde. Düzgün bir şekilde. Gösterişli bir biçimde. Pürüzsüz olarak.

 

Tactfully : İncelikle ve hünerle. Nazik ve anlayışlı bir şekilde.

Fancily : Mükemmel bir biçimde. Kibarca. Düşümsü. Fantazi bir şekilde. İmgemsi. Hayalimsi.

Ornately : Süslü bir tarzda. Çok süslü bir biçimde.

Dismally : Sıkıntıyla. Berbat bir şekilde. Kasvetle. Rezilce.

Turgidly : Kabarık bir halde. Abartılı veya mübalağalı bir tarzda. Abartılı bir şekilde.

Fancy : Beğenmek. Garip. Düşünmek. Fantezi. Aklında canlandırmak. Bayılmak (sevmek vb). Aşırı. Sıradan olmayan. Tasavvur etmek. Süslü püslü.

Buckishly : Düşünmeden. Ani bir öfkeyle. Şaşaalı. Düşüncesizce.

Sleekily : İpeksi bir şekilde. Pürüzsüz bir şekilde. Parlak bir şekilde.

Dressily synonyms : splashily, bombastically.

Dressily zıt anlamlı kelimeler, Dressily kelime anlamı

Plain : Sade bir biçimde. (sürekli) şikayet etmek. Sade. Açıklık. Sadelik. Düz. Düzlük. Yalın bir dille. Yalın.