Drogues türkçesi Drogues nedir
- Yakıt doldurma tabancası.
- Deniz demiri.
- Hortumlu huni.
- Açık deniz demiri.
- Hava freni.
- Manş tulumu.
Drogues ingilizcede ne demek, Drogues nerede nasıl kullanılır?
Drogue : Hava freni. Açık deniz demiri. Hortumlu huni. Yakıt doldurma tabancası. Manş tulumu. Deniz demiri.
Drogher : Kıyıya kereste pamuk veya başkaca yükler taşımak için kullanılan deniz aracı. Batı hint adaları'nda ticaret gemilerine şeker ve içki taşımak için kullanılan küçük yük teknesi.
Achondrogenesis : Ayak ve bacak kemiklerinin, kemik ve kıkırdaklardaki bozukluklar nedeniyle, aşırı derecede kısalmasıyla belirgin bir yapılış bozukluğu. Akondrogenezis. Akonrojenez.
Active hydrogen : Aktif hidrojen.
Adrenal androgens : Böbrek üstü bezi kabuğundan salgılanan dehidroepiandrosteron ve bundan oluşan androstenedion gibi 19 karbonlu steroit grubunun ortak adı. Böbrek üstü bezi androjenleri.
Androgenic : Androjenik. Erkeğe özgü özellikleri olan. Erkekliğe ait olan.
Alpha ketoglutarate dehydrogenase : Alfa ketoglutarat dehidrogenaz. Sitrik asit döngüsünde alfa ketoglutarik asit, nad ve koenzim a dan süksinil coa, karbondioksit, nadh+h oluşturan enzim. sitrik asit döngüsünün düzenleyici enzimlerinden biri.
Androgalactorrhea : Androgalaktore.
Androgenesis : Androgenez. Dişi gametin çekirdeğinin döllenmeye katılmaması ile sadece babadan gelen kromozomları taşıyan embriyonun gelişmesi; erkek gametin gelişmesi. Androjenez.
Androgen : Vücudun gelişimi, kılların çıkışı, sesin kalınlaşması gibi erkeğe erkeklik özellikleri kazandıran, testislerden veya adrenal korteksten salgılanan hormonlar veya bunların benzeri bazı sentetik madde. bazen testosteronla eş anlamda kullanılır. Erkeklik hormonu. Androjen. Erkeğe özgü özellikleri geliştiren erkek cinsiyet hormonu.
İngilizce Drogues Türkçe anlamı, Drogues eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Drogues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rapscallion : Dayı. Haylaz. Külhanbeyi. Kabadayı. Haylaz kimse.
Scalawag : Ciğeri beş para etmez. Kerata. Yaramaz. Ciğeri beş para etmez tip. Fırlama.
Sea anchor : Denizdeyken bir gemiyi bir yerde tutmak için kullanılan cihaz. Sürüklenmesini engellemek amacıyla gemiden atılan aygıt. Deniz çapası.
Varlet : Çapkın. Şövalye uşağı. Alçak herif. Uşak. Herif. İç oğlanı.
Compressed air brake : Büyük araçlarda kullanılan, durduraç anabasacı, ayak gücü yerine basınçlı hava gücü ile çalıştırılan durduraç. Basınçlı hava freni. Havalı durduraç.
Scallywag : Alçak. Puşt (argo terim). Namuslu olmayan kimse. Ahlaksız. Yaramaz. Başbelası. Haylaz. Kerata. Fırlama. Ciğeri beş para etmez.
Knave : Hilekar. Düzenbaz. Vale. Hilekar kimse. Oğlan. Bacak. Dolandırıcı. Üçkağıtçı.
Rascal : Serseri. Hergele. Rezil. Yaramaz. Ahlaksız. Namussuz. Afacan. Alçak kimse. Hovarda. Kötülük eden kimse.
Constraint : Tehdit. Zorlama. Gerçek duygularını saklama. Çekinme. Baskı. İcbar. Bir nesnenin, bir özdeğin belirli bir konumda, bir durumda ya da bir devinimde bulunmaya zorlanmasından ileri gelen gerginlik. Kısıtlamak. Sınırlama. Kasılım.
Air brake : Tenek eğleci. Tazyikli hava ile çalıştırılan fren. Bir uçağın hızını düşürmek için hava akımına doğru yöneltilen yüzey. Tenekli eğleç.
Drogues synonyms : ship, drift anchor, drogue, spoiler, scoundrel, restraint, villain, drag sail, airbrake.

Bu kısımda Drogues kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Drogues ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Drogues anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Drogues ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.