Androgenesis türkçesi Androgenesis nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Dişi gametin çekirdeğinin döllenmeye katılmaması ile sadece babadan gelen kromozomları taşıyan embriyonun gelişmesi; erkek gametin gelişmesi.
- Androgenez.
- Androjenez.
Androgenesis ingilizcede ne demek, Androgenesis nerede nasıl kullanılır?
Androgen binding protein : Androjen taşıyıcı protein. Androjen bağlayıcı protein. Kanda erkeklik hormonlarını taşıyan protein. Sertoli hücreleri tarafından üretilen ve testis tubuluslarında bulunan, androjenle bağlanabilen protein. folikül uyarıcı hormon, androjen-bağlayıcı proteinin üretimini artırmak suretiyle sperma yapımını düzenler.
Androgen insensitivity : İnsan, fare, sıçan, kedi, sığır ve atlarda görülen, hücre içi androjen almaçlarındaki yetersizlik nedeniyle oluşan, normal dişi yapısında bir dış görünüm var olmasına rağmen, döl yatağı, rahim boynuzu ve yumurta yollarının biçimlenmemiş olması ve testisin karın boşluğunda bulunmasıyla belirgin kalıtsal bozukluk, testiküler dişileşme, testiküler dişileşme sendromu. Androjen duyarsızlığı.
Androgen : Erkeklik hormonu. Androjen. Erkeğe özgü özellikleri geliştiren erkek cinsiyet hormonu. Vücudun gelişimi, kılların çıkışı, sesin kalınlaşması gibi erkeğe erkeklik özellikleri kazandıran, testislerden veya adrenal korteksten salgılanan hormonlar veya bunların benzeri bazı sentetik madde. bazen testosteronla eş anlamda kullanılır.
Androgenic : Erkeğe özgü özellikleri olan. Androjenik. Erkekliğe ait olan.
Androgenic glands : Androgen bezi. Birçok kabukluda vas deferens yakınına yerleşen ve salgıları erkeklerin ikincil cinsiyet karakterlerinin gelişimi için gerekli olan bezler. Androjenik bezler.
Androgenic steroid : Androjenik steroit. Testosteron, dehidrotestosteron gibi steroit yapılı hormon ve sentetik benzerleri.
Androgenisation : Erkekleştirme. Maskülinizasyon. Aşırı miktarda erkek cinsiyet hormonları ile tedavi etmek (ayrıca androgenization).
Androgenize : Erkekleştirmek. Aşırı miktarda erkek cinsiyet hormonları ile tedavi etmek. Erkekleştirmek (ayrıca androgenise).
Antiandrogen : Hormon reseptörlerine engel olarak erkek seks hormonunun faaliyetlerini kısıtlayan madde. Antiandrojen.
Androgens : Androjenler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Erkeğe özgü özellikleri geliştiren erkek cinsiyet hormonu. Erkek organizmanın testislerinde ya da az miktarda olmakla beraber dişi ve erkeklerin adrenal bezlerinde meydana gelen, ikincil eşey karakterlerinin meydana getirilerek devam ettirilmesinden sorumlu, çeşitli erkek eşey hormonlarının genel adı. örnek: testosteron. Androjen. Er bezlerinde ve az miktarda dişi ve erkeklerin böbrek üstü bezlerinde meydana gelen, erkek cinsiyet organlarının etkinliklerini uyaran ve erkek cinsiyet karakterlerinin oluşumunu sağlayan testosteron gibi steroit hormonların genel adı, androjenler. Erkeklik hormonları. Erkek organizmanın testislerinde veya az miktarda olmakla beraber dişi ve erkeklerin adrenal bezlerinde meydana gelen, ikincil eşey karakterlerinin meydana getirilerek devam ettirilmesinden sorumlu çeşitli erkek eşey hormonlarının genel adı.
İngilizce Androgenesis Türkçe anlamı, Androgenesis eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Androgenesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.
Androgenesis synonyms : parthenogeny, androgeny, a protein, abiotic factor, aardvark, abacus bodies, a cells, parthenogenesis, acacia.

Bu kısımda Androgenesis kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Androgenesis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Androgenesis anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Androgenesis ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.