Rüzgarlık nedir, Rüzgarlık ne demek

Rüzgarlık; Güzel Sanatlar, spor alanlarında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Kapı üstlerine konulan eğik saçak biçimindeki örtme
  • Rüzgârdan korunmak için giysilerin üstüne giyilen bir tür üstlük.
  • Yelkesen.

Güzel Sanatlar'daki anlamı:

(Mimarlık) bk. kapı sundurması.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Geminin dengesini sağlayan direk.

Rüzgarlık tanımı, anlamı

Rüzgar : Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel, bad. Rüzgâr çizelgesinde hızı 17-21 deniz mili olan ve kuvveti 5 ile gösterilen esinti. Yemeniye benzer bir çeşit ayakkabı. Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay yönde, esiş yönü, süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi. Zaman, devir. Dünya. Yel

Rüzgarlı : Rüzgâr alan, rüzgâra açık. Batman şehri, Gercüş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Rize şehrinde, İkizdere ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kapı sundurması : (Mimarlık) Kapı üstlerine konulan eğik saçak biçimindeki örtme.

Mimarlık : Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.

Yelkesen : Yarışlarda, rüzgârın etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, yelkıran, rüzgârlık.

 

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Sundurma : Sundurmak işi. Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık. Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılmış olan ve arkası bir duvara verilen çatı.

Korunma : Korunmak işi.

Üstlük : Üst olma durumu. En üste giyilen uzunca giysi.

Gemini : Sinema ile televizyon alıcılarının birlikte kullanılmasına dayanan bir yapım işlemi. (Benzer işlemlerden ayrılığı, öbürlerinde temel birimi sinema alıcısının oluşturmasına karşılık, Gemini'de bunun bir televizyon alıcısı olmasındadır).

Sundur : Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık.

Giyile : Karda batmadan yürümeyi sağlayan ortası iple kafes şeklinde örülü, ağaç çerçeveli bir çeşit ayakkabı.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

Direk : Ağaçtan veya demirden yapılmış olan uzun ve kalın destek. Sütun. Değerli, saygın, önde gelen kimse.

Yelke : Yele. Dağın doruğa yakın bölümü. [Bakınız: yeli]. Küçük tepe. Boyunduruğun hayvan ensesine gelen yeri. Tütün yaprağının kıyısı. Saç. Kandırmaca. Atılmış pamuk. Balık yüzgeci.

Sundu : Makas.

Diğer dillerde Rüzgarlık anlamı nedir?

Fransızca'da Rüzgarlık nedir ? : auvent