Sundurma nedir, Sundurma ne demek

  • Sundurmak işi
  • Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık.
  • Yağmurdan, güneşten korunmak için yapılmış olan ve arkası bir duvara verilen çatı.

"Sundurma" ile ilgili cümleler

  • "Odalarımıza gitmek üzere sundurmadan sofaya geçmeye hazırlandığımız sırada bir haberle karşılaştık." - R. N. Güntekin
  • "Hanın sundurmasına çıktığım zaman yemiş dolu tabaklar dizilmiş masa hazırdı." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

1.Üstü kapalı balkon, evlerin önündeki taşlık. 2.Sofa, küçük salon ya da koridor.

Abacılıkta kullanılan aygıtın iki milinin üstüne konulan 1.5 metre boyunda duvara çakılan sırık.

Gümrük alanında kullanılan anlamı:

Gümrüklü malların, giriş, arakorunacağa koyma, geçici onanması ya da geldiği yere geri gönderme ve benzeri gibi, belli bir gümrük yönteminin uygulanmasına değin konulduğu ambar, koruncak, ardiye ve benzeri gibi üstü kapalı, düzenli ve güvenli yer.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Güneş ya da yağmurdan korunmak için, dış kapı üstüne konulan tek eğimli dam.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Gümrükte malların depolandığı üstü kapalı, yanları açık bir çeşit büyük ambar.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Boyunduruk.

Diğer sözlük anlamları:

 

Önü açık çatı altı.

Bilimsel terim anlamı:

genel uygulayım: Üstü kapalı, yanları açık olarak yapılmış, tarım araçlarını, arabaları, uçakları ve benzeri barındırmaya yarayan yer.

İngilizce'de Sundurma ne demek? Sundurma ingilizcesi nedir?:

temporary store, open shed, (open)shel

Almanca'da Sundurma ne demek?:

wetterdach, schutzdach

Fransızca'da Sundurma ne demek?:

vestibule

Sundurma hakkında bilgiler

Sundurma, bir kapı ya da herhangi bir geçitin girişini küçük bir çatı gibi yağmur, güneş vb. etmenlerden koruyan ve arkası duvara verilen yapı. Sundurmaların daha büyük boyutlarda, bütün ön cepheyi kaplayan türlerine veranda denir.

Bölgesel mimariye göre değişkenlik gösterebilecek pek çok sundurma tipi bulunur. Yapıların dış cephelerinde bulunan sundurmalar yerle temassız olabileceği gibi parmaklık, ince duvarlar vb. ögelerle desteklenebilir. Sundurmaların altındaki zemin yer ile aynı hizada olabilir ya da birkaç basamaklık merdiven ile çıkılabilir. En az bir kişinin rahatlıkla içinde durabileceği boyutlarda inşa edilir.

Sundurmalar yeterli genişlikte oldukları takdirde üst kat zemininde balkon olarak kullanılabilirler. Bu yapılar Hint mimarisinde önemli bir yer tutar.

Sundurma ile ilgili Cümleler

  • Ali sundurmada Mary ile konuşuyor.
  • Ali ve birkaç kişi daha seni sundurmada bekliyor.
  • Sundurmada bekleyelim.
  • Ali sundurmada bekliyor.
  • Ali çoğunlukla sundurmada yalnız otururdu, kitap okurdu.
  • Biz yazın genellikle dışarıda sundurmada yemek yeriz.
  • Sundurmadaki adam Tom'a benziyordu.
  • Lütfen sundurmamdan ayrıl.
  • Tom'un sundurma lambası açık.

Sundurma anlamı, kısaca tanımı:

Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çok ve sık düşen, gelen şey. Çokluk, bolluk.

 

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Duvar : Sonuç alınamayan yer. Engel. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.

Çatı : Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Barınılan, sığınılan yer. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu.

Balkon : Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat. Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü.

Sundurmak : Vermek. Sunma işini yaptırmak.

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Kapalı : İçe dönük yaradılışta olan. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Geçilmez durumda olan. Bulutlu, karanlık (hava). Gizli, saklı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Açık olmayan (giyecek). Başı örtülü (kadın). Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan.

Taşlık : Taşı bol, taşlı (yer). Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide, katı, konsa. Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb.

Kapı : Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat. Gidere yol açan gereksinim. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.

Geçit : İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent. Geçmeye yarayan yer, geçecek yer.

Giriş : Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Girme işi. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm.

Küçük : Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niceliği az olan. Geri aşamada. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Değersiz, önemsiz. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Küçük abdest.

Sundurma çatı : (Mimarlık) Bir damı örten ve tek akıntı yüzeyi olan çatı.

Sundurma rejimi : Gümrük mevzuatına göre sundurmaya alınan eşyaya uygulanacak olan yöntem ve kurallar bütünü. Türkiye’de sundurma rejimi, eşyanın geçici depolanması olarak değiştirilmiştir.

Diğer dillerde Sundurma anlamı nedir?

İngilizce'de Sundurma ne demek? : n. open shed, lean to shed, penthouse, shed, cantilever, loggia, porch, shelter, stoop

Fransızca'da Sundurma : appentis [le], hangar [le]

Almanca'da Sundurma : n. Wetterdach

Rusça'da Sundurma : n. пакгауз (M), навес (M)

adj. пакгаузный