Dry ice türkçesi Dry ice nedir

  • Katı karbon ikioksit.
  • Soğutucu olarak kullanılan katı karbondioksit.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Donmuş karbondioksit.
  • Katı co2.
  • Donmuş co2.
  • Kuru buz.
  • Karbondioksitin katı biçimi olup yüksek basınç altında karbondioksit gazının özel cihazlarla katılaştırılmasıyla elde edilen, soğutacağı ortamda ısıyı alarak buharlaşması sonucu ıslaklık oluşturmayan, renksiz, tatsız ve kokusuz, -78,5º c sıcaklığa sahip olan buz, karbondioksit buzu.
  • Karbondioksit buzu.

Dry ice ile ilgili cümleler

English: Ali put a piece of dry ice into a cup of water.
Turkish: Ali bir bardak suya bir parça kuru buz koydu.

Dry ice ingilizcede ne demek, Dry ice nerede nasıl kullanılır?

Dry : Kurulamak. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik. İçki karşıtı. Kurak. Kuru. Kurumak. Susamış. Kavurmak. Sıkıcı. Susuz.

Ice : Buz. Buzda soğutmak. Pasta kaplama şekerlemesi. Buza koymak. Değerli taş. Dondurmak. Buzla kaplamak. Donmak. Öldürmek. Suyun katı biçimi.

Dry accumulator : Kuru akü.

Dry adiabatic lapse rate : Kuru adyabatik laps reyt.

Dry adiabatic rate : Kuru adyabatik oran.

Dry air : Kuru hava. Rutubeti olmayan hava. Nemi çok az olan hava. Nemsiz hava.

Dry air filter : Kuru hava filtresi.

İngilizce Dry ice Türkçe anlamı, Dry ice eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Dry ice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aldehydes : Aldehit. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehitler.

Alicyclic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler. Alisiklik bileşik.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Alcohols : Alkoller. İçki. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). İspirto. Alkol.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Alcoholometry : Alkol ölçüm. Alkolometri. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolölçüm. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi.

Acid salt : Sodyum klorit. Asit tuz. Asit tuzu. Aynı zamanda asit olan tuz. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3).

Active metals : Aktif metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Etkin metaller.

Acid radical : Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Bir asidin negatif parçası. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Asit kökü.

 

Activated coal : Aktif kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Etkin kömür.

Dry ice synonyms : active passive metal, acier inoxydable, additive, alabaster, acidimetry, aliphatic compounds, carbon dioxide snow.