Dunes türkçesi Dunes nedir

Dunes ile ilgili cümleler

English: Gilles crossed the dunes.
Turkish: Gilles kum tepelerini geçti.

English: Ali and Mary walked around the sand dunes.
Turkish: Ali ve Mary kum tepeleri etrafında yürüdüler.

Dunes ingilizcede ne demek, Dunes nerede nasıl kullanılır?

Dune buggy : Kumsal arabası. Kumda gitmek üzere ayarlanmış karayolu dışı taşıt.

Coastal dune : Sahil kumulu. Kalın kum örtüsüyle kaplı, deniz yönünden gelen egemen rüzgarların oluşturduğu, kumul tepeciklerinin yaygın biçimde bulunduğu dar ya da geniş kıyı şeridi. Kıyı kumulu.

Moving dune : Göçmen kumul. Kumları, egemen yelin estiği yamaçtan arka yamaca kaldırarak, yel doğrultusunda devinen kumul.

Sand dune : Kumdan oluşan küçük tepe. Kum tümseği. Sürüklenmiş kum tepesi. Kum tepeleri. Kum tepeciği. Kum öbeği. Kumul.

Shifting dune : Kumları, egemen yelin estiği yamaçtan arka yamaca kaldırarak, yel doğrultusunda devinen kumul. Göçmen kumul.

Dun color : Kula don. Atlarda bedeni örten kılların saman sarısı renginde, yele, kuyruk ve bacakların alt kısımlarının siyah renkte olması.

Dunder : Rom damıtımında kullanılan şekerkamışı posası.

Dunces : Cahil kimse. Kalın kafalı. Geri zekalı. Odunkafalı. Dangalak. Aptal. Kolay öğrenemeyen kimse. Ahmak. Mankafa.

 

Dundee : Minnesota eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. İskoçya'da şehir. Florida eyaletinde yerleşim yeri.

Dun : Kuru tuzlanmış balıklarda küflerin özellikle sporendonema spp.’nin oluşturduğu kahverengileşmeyle görülen bozulma. Borçluyu sıkıştırmak. Borçlusunu sıkıştıran alacaklı. Boz. Alacağını istemek. Borcunu ödemeye zorlamak. Esmer. Boz renk. Karanlık. Ödenmesini istemek.

İngilizce Dunes Türkçe anlamı, Dunes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dunes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sand dune : Kumdan oluşan küçük tepe. Kum öbeği. Kum tepeleri. Sürüklenmiş kum tepesi. Kum tümseği.

Dene : Kumlu sahil yolu. Korulu derin vadi. Deniz kıyısındaki kumlu yol.

Dune : Kumdan oluşmuş yükselti veya tepe. Rüzgarla oluşan kum tepeciği. Çöl gibi, geniş ve kaim kum örtüsüyle kaplı, kuru ve çıplak alanlarda rüzgarların oluşturduğu, sanki devinimi durmuş dalgalı deniz yüzünü andıran, kendilerine özgü biçimleri olan kum tepeciklerine verilen ad. Kum tepesi. Yellerin savurup yığdığı kumlarla yapılı tepe ya da yamaç. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır.

Ridge : Kabartı. Çatı sırtı. Kabartma çizgi. İki koyağı birbirinden ayıran az eğimli yayvan sırt. Çapalanmış düz sıra. Tepe. Sırt. Dört ayaklı omurgalılarda çift ve hafifçe kıvrık bir seri ince kemik ya da kısmen sırt taraftan omurgaya, karın tarafından bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek şekilde eklemli bulunan kıkırdaklı çubuklar. eğe kemiği. bazı böceklerin yumurtaları üzerinde boyuna uzanan kabarık yapılar. dinoflagellatların yüzeydeki kabarık çıkıntıları. Bayır. Yükselti.

Dunes synonyms : seif dune, sand hill.