Duren türkçesi Duren nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Düren.
  • Eksinit ve başka çeşit çürüntüleri kapsayan, gözle gözlenebilen kömür tipi.

Duren ingilizcede ne demek, Duren nerede nasıl kullanılır?

Durene : Düren.

Dure : Devam etmek. Sürmek.

Duress : Tehdit. Şantaj. Zorlama. İcbar. Tazyik. Cebir. Hapis. Tutuklama. Baskı.

Duresse : Zorlama. Baskı. Tehdit. Gözdağı.

Duresses : Tutuklama. Hapis. Tehdit. Tazyik. İcbar. Gözdağı. Zorlama. Şantaj. Baskı. Cebir.

Admission under duress : Tehdit altında kabul etmek. Baskı veya zorlama ile itiraf.

Duressor : Baskı altında tutan. Korkutan.

Average cost procedure : Bu yöntem satın alınan işlenilmemiş özdek bölümlerinin ambarlarda belirli satımcılarla bağlılıklarını yitirerek karışmış oldukları ve ambardan çıkışların bu karışımdan alındıkları varsayımına dayanır. buna uygun olarak ambar çıkışları, belli bir anda ambardaki malların ağırlıklı ortalama tümdeğerleriyle sayışımlanır. Ortalama tümdeger yöntemi.

Defence of duress : Bir kimsenin yapmaya zorlandığı eylemler nedeniyle cezai mesuliyetten serbest bırakılması. Tehdit savunması.

Under duress : Zorla. Şantaj altında. Mecburen. Tehdit altında. Baskı altında. Zorlama altında. Seçeneği olmaksızın.

İngilizce Duren Türkçe anlamı, Duren eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Duren ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit tüten. Asit fümarol.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç. Alkali kayaçlar.

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji.

Adventive cone : Parazitik koni. İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme hunisi. Ek koni.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Absolute chronology : Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji. Salt çağbilimi.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Duren synonyms : albrecht durer, durene, abyss, advance of aglacier, algonkian, absolute age, abrasive power, after shock.