Duress türkçesi Duress nedir

Duress ingilizcede ne demek, Duress nerede nasıl kullanılır?

Admission under duress : Baskı veya zorlama ile itiraf. Tehdit altında kabul etmek.

Defence of duress : Bir kimsenin yapmaya zorlandığı eylemler nedeniyle cezai mesuliyetten serbest bırakılması. Tehdit savunması.

Under duress : Şantaj altında. Tehdit altında. Baskı altında. Zorlama altında. Seçeneği olmaksızın. Zorla. Mecburen.

Duresse : Zorlama. Baskı. Tehdit. Gözdağı.

Duresses : Zorlama. Şantaj. Hapis. Gözdağı. İcbar. Tehdit. Baskı. Tazyik. Cebir. Tutuklama.

Bordures : Bordür.

Event procedures : Olay yordamları.

Madurese : Madura adası lisanı.

Endures : Var olmak. Durmak. Dayanmak. Sürmek. Katlanmak. Devam etmek. Sabretmek. Dişini sıkmak.

Background procedures : Artalan yordamları.

İngilizce Duress Türkçe anlamı, Duress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Duress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vis : Kuvvet. Taş dönel merdiven. Kudret. Yetki. Güç.

Extortion : Haraca kesme. Gasp. Zorbalık. Para sızdırma. İrtikap. Haraç. Dolandırıcılık. Fahiş fiyat. Zorla alınan şey.

Algebraical : Cebirsel.

Imprisonment : Hapsedilme. Mahpusluk. Hapis cezası. Tutukluluk. Hapsetme. Hapislik.

 

Menaced : Korku. Tehdit etmek. Gözdağı. Tehdit eden şey. Gözdağı vermek. Haylaz çocuk. Tehlike. Çok yaramaz çocuk.

Arrest : Geliş. Gelen kimse. Durma, sürekli olan hareketin veya faaliyetin durması. Yakalamak. Çekmek (dikkat). Tevkif etmek. Yakalama. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dikkatini çekmek.

Copped : Aşırmak. Yakalamak. Yumak. Polis memuru. Çalmak. Enselemek. Aynasız. Polis. Masura.

Intimidations : İkrah. Korkutma. Sindirme. Gözdağı verme. Yılgınlık. Yıldırma. Gözünü korkutma. Gözdağı.

Algebraic : Sayı kümelerine ve bu kümeler üzerindeki işlemlere ilişkin olan. Kümel. Cebirsel.

Duress synonyms : blackmailing, bullying, cop, urgencies, coercions, coercing, racket, urgency, jails, duresses, constriction, coercion, confinements, arm twisting, apprehension, gaols, coerces, coercitive, detention, chantage, captions, danger, impoundage, detentions, hoosegow, constraint, duresse, entrapments, coaction, gangsterism, imprisonments, dangers, blackmail.

Duress ingilizce tanımı, definition of Duress

Duress kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pressure. Restraint of liberty. To subject to duress. Imprisonment. Hardship. Constraint.