Tutuklama nedir, Tutuklama ne demek

  • Tutuklamak işi, tevkif

"Tutuklama" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Muhalefeti ortadan kaldırmaya niyetli olan Damat Ferit Paşa'nın ilk işi bir sürü yeni tutuklamalar oldu." - Y. K. Karaosmanoğlu

Tutuklama hakkında bilgiler

Tutuklama, ceza muhakemesinde, henüz kesin hükümle özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olmamışken, suçu işlediği konusunda kuvvetli şüphe bulunan sanığın yargıç kararıyla özgürlüğünden yoksun bırakılması. Tutuklama bir ceza değildir. Amacı, ceza muhakemesinde sanığın hazır bulunmasını sağlamak, delillerin karartılmasını engellemek; tanık, mağdur veya başkalarına baskı yapılacağı yönünde kuvvetli şüphe ya da olası bir özgürlüğü bağlayıcı cezanın yerine getirilmesini olanak sağlamaktır. Kişi özgürlüğünü en ağır biçimde sınırlandıran bir önlem olması olması nedeniyle hukuk sistemlerinin çoğunda ancak yargıç kararıyla uygulanır.

Hem Kara Avrupası, hem de İngiliz-Amerikan hukukunda kişisel özgürlüğün keyfi olarak engellenmesini önlemek amacıyla birtakım ön koşulların yerine getirilmesi zorunlu tutulmuştur. ABD'de bir kimse hakkında iddianame hazırlanması yeterli bir tutuklama nedenidir. Çünkü bir jürinin iddianameyi kabul etmesi, kişinin suçlu olabileceği anlamına gelir. Fransız hukukunda juge d'instruction (sorgu yargıcı) ilk yargılama sonunda tutuklama talebinde bulunabilir. Gözetim altında tutulanlar ya da şartlı salıverilenler, bir suç işlemeseler bile gereken koşulları yerine getirmezlerse tutuklanabilirler.

 

Duruşma öncesinde uygulanan önleyici tutuklamaya kovuşturmanın engellenebileceği gerekçesiyle başvurulabilir. Önleyici tutuklamanın, ortaya çıktığı yer olan kara Avrupa'sında özellikle Fransa ve Belçika gibi ülkelerde duruşma öncesinde tutuklananların hakları belirli bir koruma altına alınmıştır. Belçika'da bu yoldan tutuklananların durumu her ay gözden geçirilir. ABD'de mahkeme gözetiminde önleyici tutuklama yaygın protestoların ardından ilk kez 1970'te District of Columbia'da uygulanmaya başlamıştır. Önleyici tutuklama en geniş uygulamayı diktatörlük rejimlerinde bulur. Bu rejimlerde önleyici tutuklama neredeyse bütünüyle kolluk makamları ile kovuşturmayı yürüten makamların eline bırakılmıştır. Bunun yanında yargıçların tutuklama nedenlerini geniş yorumlamaları ve gerekçesiz tutuklama kararları vermeleri de aynı sonuçlara yol açması nedeniyle eleştirilmektedir

Tutuklama ile ilgili Cümleler

  • Seni tutuklamak için burada değilim.
  • Memur Mustafa Jackson tutuklama yaptı.
  • Polis onu tutuklama karar verdi.
  • Pazartesi günü hiçbir tutuklama yapılmadı.
  • Polis, Tom'u tutuklamadı.
  • Hiçbir tutuklama yapılmadı.
  • Tutuklama memuru Mustafa Jackson'dı.
  • 13 tutuklama vardı.

Tutuklama tanımı, anlamı:

Gıyabi tutuklama : Kişinin yokluğunda alınan tutuklama kararı.

Tutuk : Olması gereken gibi olmayan. Akıcı, rahat konuşamayan. Tutuklu. Sıkıntılı. Eski işlevini göremez duruma gelmiş. Durgun, çekingen, sıkılgan. Kısılmış, kesik. Bir organ hareket edemez olmuş. Kapalı, tıkalı.

 

Tutuklamak : Kanun yoluyla hürriyeti kısıtlayarak bir yere kapatmak, tevkif etmek.

Tevkif : Durdurma. Bir suç dolayısıyla birini tutuklama.

Ceza : Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.

Muhakeme : Bir sorunu çözmek için çıkar yol arama. Yargılama. Usa vurma.

Hüküm : Karar. Önem, geçerlilik. Egemenlik, hâkimiyet. Yargı. Değer, aynı veya benzer nitelik.

Özgür : Tutuklu olmayan, hür. Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar. Başkasının kölesi olmayan, hür. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen.

Bağlayıcı : Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Bağlama niteliği olan. Uyulması zorunlu.

Olmamış : Olgunlaşmamış, ham.

Diğer dillerde Tutuklama anlamı nedir?

İngilizce'de Tutuklama ne demek? : n. arrest, detention, arrestment, apprehension, caption, cop, duress, pinch

Fransızca'da Tutuklama : arrestation [la], prise de corps

Almanca'da Tutuklama : n. Arrest, Arrestation, Festnahme, Gewahrsam, Haft, Inhaftierung, Inhaftnahme, Verhaftung

Rusça'da Tutuklama : n. арест (M), задержание (N)