Arresting türkçesi Arresting nedir
- Dikkat çekici.
- Göze çarpan.
- Tutuklama.
Arresting ile ilgili cümleler
English: I'm not arresting Tom.
Turkish: Tom'u tutuklamıyorum.
English: The arresting officer was Moustapha Jackson.
Turkish: Tutuklama memuru Mustafa Jackson'dı.
Arresting ingilizcede ne demek, Arresting nerede nasıl kullanılır?
Rearresting : Tekrar tutuklamak. Yeniden yakalamak. Tekrar yakalamak. Yeniden tutuklamak.
Arrestive : İlginç. Dikkat çeken. Etkileyici. Çekici. Alımlı.
Arrest of judgement : Yargılamanın geriye bırakılması.
Arrest of judgment : Kararın sonraya bırakılması. Hükmün tecili. Kararın ertelenmesi. Kararın tecili.
Arrest point : Kesilme noktası. Duraksama noktası.
Arrest warrant : İhzar müzekkeresi. Tutuklanma emri. Mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir. Tutuklama emri. Tutuklama kararı. Belirli kişi veya kişilerin tutuklanmalarını emreden yasal belge. Tutuklama müzekkeresi.
Detention without arrest : Tutuklamasız gözaltında tutma. Bir kimseyi resmi tutuklama olmadan nezarethanede tutma. Tutuksuz gözaltında tutma.
Cardiopulmonary arrest : Kardiyopulmoner arrest dolaşım durması. Tüm kalp aktivitelerinin aniden durması. Ani kalp durması. Kalbin durması. Kardiyak arrest.
Be under arrest : Tutuklu olmak. Tutuklanmak.
Be under house arrest : Göz hapsi altında olmak.
İngilizce Arresting Türkçe anlamı, Arresting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Arresting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Egregious : Çok kötü. Berbat. Kötülük. Yaman. Korkunç. Muazzam. Fevkalade kötü.
Apprehension : Kaygı. Anlayış. Kuruntu. Anlama. Algı. Düşünce. Zan. Kavrama. Kavrayış.
Cops : Konik iplik yumağı. Polis memuru. Polisler. Aynasız. Polis.
Crying : Apaçık. Çığlık. İğrenç. Büyük. Ağlayan. Acil. Ağlama. İvedi.
Bold : Arsız. Cesaretli. Kaim. Atılgan. Cesur. Koyu renk yazılmış. Utanmaz. Küstah. Gözüpek.
Entrapment : Kapana kısılma. Sıkışma. Kaptırma. Caziplik. Çekicilik. Tutulma. Şaşırtma. Büyüleyicilik. Tuzak.
Boldest : Cesur. (harf) siyah. Utanmaz. Gözüpek. Dik. Koyu renk yazılmış. Cesaretli. Atılgan. Cesaret isteyen. Cüretkar.
Broads : (argo) kadınlar. Kartlar. Liberal. Esas. Açık. Kaba. Serbest. Engin. Geniş.
Broad : Sınırsız. Esas. Liberal. Yüzeysel. Genişliğinde. Engin. Hoşgörülü. Kaba. Serbest.
Duress : Hapis. Cebir. Baskı. Tehdit. Tazyik. Zorlama. Şantaj. İcbar.
Arresting synonyms : grabbier, jazzy, duresses, dashier, captions, stunning, gripping, apprehensions, marked, arrest, bolder, broader, dramatical, arrestment, demonstratives, dashy, apparent, grabbiest, cryings, demonstrative, sensational, broadest, impressive, grabby, kenspeckle, remarkable, caption, conspicuous, detentions, cop, entrapments, salient, eye catching.
Arresting zıt anlamlı kelimeler, Arresting kelime anlamı
Unimpressive : Etkileyici olmayan.
Arresting ingilizce tanımı, definition of Arresting
Arresting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Striking. Impressive. Attracting attention.

Bu kısımda Arresting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Arresting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Arresting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Arresting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.