Dwarf türkçesi Dwarf nedir
- Cüceleştirmek.
- Büyümesini önlemek.
- Cüce.
- Gölgede bırakmak.
- Bodur.
- Bücür.
- Bodur kalmak.
- Küçük göstermek.
- Bodur şey.
Dwarf ile ilgili cümleler
English: Even if I were a dwarf, I would still be a giant.
Turkish: Cüce bile olsaydım, aynı anda dev olurdum.
English: I was dwarfed by his gigantic frame.
Turkish: Onun dev gibi yapısı tarafından cüceleştim.
English: Ali is a dwarf.
Turkish: Ali bir cüce.
English: The Solar System has only eight planets now as Pluto, which was the ninth, has been reclassified as a dwarf planet.
Turkish: Güneş Sistemi'nin sekiz gezegeni var, eskiden dokuzuncusu olan Plüton şimdi cüce gezegen sınıfına konuldu.
English: Pluto is a dwarf planet.
Turkish: Plüton bir cüce gezegendir.
Dwarf ingilizcede ne demek, Dwarf nerede nasıl kullanılır?
Dwarf dove : Kuşlar (aves) sınıfının, güvercinler (columbiformes) takımının, güvercingiller (columbidae) familyasından, 26 cm kadar uzunlukta, afrika ve anadolu'da parklarda yaşayan çok renkli bir tür. Küçük kumru.
Dwarf elder : Azı otu. Bodur mürver. Yaban mürveri.
Dwarf galaxy : Cüce galaksi. Cüce gökada.
Dwarf juniper : Bodurağaç. Bodur ardıç.
Dwarf oak : Bodur meşe.
Dwarf star : Cüce yıldız. Sönük ışıklı yıldız.
Dwarfest : En bodur olanı. En cüce olanı.
Dwarfishness : Cücelik.
Dwarfing : Bodur kalmak. Cüceleştirmek. Küçültme. Büyümesini önlemek. Gölgede bırakmak. Cüceleştirme.
White dwarf : (astronomi) beyaz ışıklı cüce yıldız. Beyaz cüce yıldız. Neredeyse dünya büyüklüğünde olan küçük ve oldukça yoğun bir yıldız (düşükten ortaya bir yıldız kütlesi söndüğünde ortaya çıkar). Beyaz ışıklı cüce yıldız.
İngilizce Dwarf Türkçe anlamı, Dwarf eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dwarf ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fubsy : Kısa ve tombul. Bastıbacak. Kısa ve şişman.
Excels : Sivrilmek. Excel. Üstün olmak. Sivrilmek (argo terim). Cebinden çıkarmak. Başarı göstermek. Geçmek. Çok iyi olmak.
Dumpier : Daha bodur. Kısa ve şişman.
Stunts : Hüner. Engellemek. Akrobatik uçuş. Gösteri uçuşu. Büyümesine engel olmak. Marifet. Akrobasi. Dikkat çekici reklam yapmak. Gelişmesini engellemek.
Dominate : Nüfuzlu olmak. Egemen olmak. Hakim olmak. Hükmetmek. -e bakmak. Tahakküm etmek. Hakim olmak (bir yere). Nazır olmak. -den daha yüksekte olmak. -de etkin olmak.
Outshines : Öne çıkmak. -den daha fazla parlamak. Daha çok parlamak.
Chunky : Fıçı gibi. Külçe halinde. Kısa ve kalın. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Tıknaz. Topak topak. Bodur ve tıknaz. Gebeş.
Command : Hak etmek. Yönetim. Yönetmek. Emir. Buyruk. Tepeden görmek. Telkin etmek. Kumanda etmek. Emretmek. Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler.
Dwarf synonyms : pituitary dwarf, levi lorrain dwarf, normal dwarf, small person, primordial dwarf, true dwarf, hypophysial dwarf, nanus, hypoplastic dwarf, dwarves, dapperling, dwarfish, squat, shortest, dwarfing, gnomes, excelling, dandiprat, chick, homunculi, squirt, stunt, shorter, eclipse, ront, overtop, dumpiest, blocky, outshined, dwarfs, chunkier, eclipsed, shrimped.
Dwarf ingilizce tanımı, definition of Dwarf
Dwarf kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stunt. To hinder from growing to the natural size. To become small. An animal or plant which is much below the ordinary size of its species or kind. To diminish in size. To make or keep small. Especially, a diminutive human being.

Bu kısımda Dwarf kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dwarf ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dwarf anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dwarf ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.