Excels türkçesi Excels nedir

  • Sivrilmek.
  • Üstün olmak.
  • Cebinden çıkarmak.
  • Başarı göstermek.
  • Gölgede bırakmak.
  • Sivrilmek (argo terim).
  • Excel.
  • Çok iyi olmak.
  • Geçmek.

Excels ile ilgili cümleler

English: He excels in many sports.
Turkish: O birçok sporda çok iyidir.

English: She excels them all at swimming.
Turkish: Yüzmede onların hepsini geçiyor.

English: Ali excels both academically and athletically.
Turkish: Ali hem akademik ve atletik olarak üstündür.

Excels ingilizcede ne demek, Excels nerede nasıl kullanılır?

Excelsior : Ambalaj talaşı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Yonga. Minnesota eyaletinde şehir. Rende talaşı. İnce yonga. Talaş.

Excel at : Sivrilmek. (sporda vb) olağanüstü başarılı olmak. İşini olağanüstü yapmak.

Excel chart : Excel çizelgesi. Excel grafiği.

Excel in : Sivrilmek. Şahikaya çıkmak. En üst düzeye çıkmak. Doruğa çıkmak. Zirveye tırmanmak. Şahikaya yükselmek.

Excel links : Excel bağlantıları.

Microsoft excel files : Microsoft excel dosyaları.

Excel research version user : Excel araştırma sürümü kullanıcısı.

Excel research version : Excel araştırma sürümü.

Excel worksheet : Excel çalışma sayfası.

Import excel data : Excel verisi al.

İngilizce Excels Türkçe anlamı, Excels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Unnecessary : Gereksiz. Abes. Lüzumsuz. Gereğinden fazla. Fuzuli. Faydasız.

Excel in : Şahikaya yükselmek. Doruğa çıkmak. Zirveye tırmanmak. Şahikaya çıkmak. En üst düzeye çıkmak.

Taper : Sivriltmek. Gittikçe inceltmek. İnceltmek. Sivrileşmek. Uca doğru incelmek. Zayıf ışıklı alet. Sivrilen şey. İnce ve uzun mum. Gittikçe incelmek.

Sharpen : Sivriltmek (kalemi). Teşvik etmek. Açmak. Sertleştirmek. Yontmak (kalem). Keskinleştirmek. Sivriltmek. Şiddetlendirmek (ağrı). Tizleştirmek (sesi).

Dwarf : Küçük göstermek. Bücür. Bodur kalmak. Bodur şey. Bodur. Büyümesini önlemek. Cüceleştirmek. Cüce.

Come to the front : Olağanüstü olmak. Önde gelmek. Öne çıkmak. Göze çarpmak.

Best : Birinci sınıf. Alt etmek. En çok. En iyi şekilde. Yenmek. En iyisi. En. En iyi. Hakkından gelmek.

Redundant : Laf kalabalığı olan. Anlama katkısı olmayan. Gereksiz. Aşırı. Lüzumsuz. İşten çıkarılmış. İhtiyaç dışı. İhtiyaç fazlası. Artık. İşinden çıkarılan.

Extra : Ek olarak. İlaveten. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen, çoğu kez de konuşmayan kişi. Ekstra masraf. Figüran. Munzam. Fazladan. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ek. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan konuşmaya katılmayan ya da yalnız birkaç sözcük söyleyen kişi.

Excels synonyms : excel, outshines, shone, betters, be current, distinguish oneself, supernumerary, have the edge on somebody, outshining, signalize oneself by, supererogatory, get ahead of, overgrow, transcend, bettering, shined, beat, dwarves, be valid, better, excelled, dwarfing, dwarfed, abate, have the whip hand, eclipsing, surpass, hit pay dirt, spiring, point, be mentioned, bests, have the best of it.

 

Excels zıt anlamlı kelimeler, Excels kelime anlamı

Necessary : Zorunlu. Gerekli. Muhakkak. Vacip. Gerek. Lazım olan. Gereken şey. Kaçınılmaz. Lazım. Vazgeçilmez.

Moderation : Ölçülülük. Yeğinliği azaltma, aşırılığı olağan bir ölçüye indirme. Tepkileşimlikte ılıncıkların çekirdeklerle çarpışmaları sonucu hızlarını yitirmeleri. Yatıştırma. İtidal. Ilımlama. Yumuşatma. İnsaf. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yavaşlama.