Easements türkçesi Easements nedir

Easements ingilizcede ne demek, Easements nerede nasıl kullanılır?

Appeasements : Bastırma. Taviz verme. Yatıştırma. Kandırma. Bastırma (açlığı). Hafifletme. Teskin etme. Ödün verme. Düşmana ödün vererek savaştan kaçınma.

Easement curve : Birleştirme eğrisi.

Easement on real estate : Taşınmaz iyesinin, başkaları için yüklenmek zorunda olduğu yükümlülük ve sorumluluklar. Taşınmaz yükümlülüğü.

Easement : Ekleme parçası. Konfor. Başkasının taşınmazı üzerinde, onun değerini azaltan ve bir kimsenin yararlandığı, geçme, ışık alma, yapı desteği gibi kullanma hak ve ayrıcalığı. İrtifak hakkı. Başkasının arsa veya bahçe veya tarla vb'ini kullanmak. Sıkıntıdan kurtarma. Kullanma hakkı. Ara parçası. Yükümlenim hakkı.

Appeasement : Yatıştırma. Teskin etme. Bastırma. Bastırma (açlığı). Taviz verme. Düşmana ödün vererek savaştan kaçınma. Ödün verme. Kandırma. Dindirme. Hafifletme.

Leaseman : Kiralayan. Kiraya veren kimse. Kiralayan kimse. Kiracı. Arazi kiralayan kimse. Kiraya veren.

Increasement : Artma. Artış.

Releasement : Tahliye. Salıverme. Bırakma.

İngilizce Easements Türkçe anlamı, Easements eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Easements ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cellarage : Kiler vergini. Mahzen kirası. Depo. Mahzenlik yer. Bodrum.

Privilege : İmtiyaz. Herhangi bir konuda, bir kişiye ya da kişilere belirli koşullarla tanınan hak. Özel hak. Ayrıcalıklı kılmak. İmtiyaz vermek. Ayrıcalık tanımak. Rüçhan hakkı. İktisadi ve siyasal gücün eşitsiz dağılımından dolayı kimi birey ve toplumsal kesimlerin elde ettiği; yasa ya da töreyle yaptırıma bağlanan ya da bağlanmayan üstünlük durumu. Bilgisayar, hukuk, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ayrıcalık.

Right of way : Mürur hakkı. Bir kimsenin iyesi bulunduğu taşınmazın yanından ya da içinden, onun yakınındaki bir başka yerbölüm üzerindeki taşınmaza ya da yola geçebilmeleri için başkalarına tanınmış yetki. Geçiş önceliği hakkı. Otoyol hakkı. Demiryolu arazisi. Yol geçen arazi parçası. Geçiş hakkı. Geçiş üstünlüğü. Trafik geçiş hakkı.

Appurtenances : Aksam. Müştemilat. Takım taklavat. Donatı. (gemiyi çalıştıracak) gerekli donanım. Gerekli ekipman. Alet edevat.

Prerogative : Ayrıcalı. İmtiyaz. Yetki. Yetenek. Ayrıcalık. Hak. Kabiliyet. Ayrıcalıklı.

Exclusive right : Münhasır hak. Özel hak.

Storey : Kat. Apartman katı. Kat (yapı). (binada) kat. Binada kat. Bir yapının, yapımı bitmiş tabanı ile onun üzerindeki tavanın arasında kalan bölümü. Bina katı. Kat (binada).

Easement : Başkasının taşınmazı üzerinde, onun değerini azaltan ve bir kimsenin yararlandığı, geçme, ışık alma, yapı desteği gibi kullanma hak ve ayrıcalığı. Başkasının arsa veya bahçe veya tarla vb'ini kullanmak. Rahatlık. Ara parçası. Konfor. Yükümlenim hakkı. Başkasına ilişkin arsa, yol, bahçe, ev gibi taşınmaz bir maldan belirli bir yön ve ölçüde yararlanma ya da kullanma yetkisi veren hak. taşınmaz bir mal ya da kişi yararına kimi yükümlülük ekleyen özdeksel hak. Ekleme parçası.

 

Perquisite : Maaştan hariç kazanılan para. Beklenmedik kazanç. Ekstra gelir. İkramiye. Yan ödeme. Tip. Ekstra kazanç. Ek ödenek. Ek ödeme.

Cellar : Bodrum kat. Alt sahne. İçki mahzeni. Bodrum yer. Kiler. Mahzen. Şarap stoğu. Bodrum. Kav. Şarap mahzeni.

Easements synonyms : public easement, story, floor, level, servitude.

Easements zıt anlamlı kelimeler, Easements kelime anlamı

Increase : Çoğaltmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Eder artırımı. Yükselmek. Artma. Üremek. Büyümek. Artmak. Arttırmak.

Compression : Basınç. Tazyik. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Basınçlandırma. Kompresyon. Basma. Sıkıştırma; bir oluşum üzerine onu sıkıştıracak biçimde dışarıdan baskı yapma. sıkışma; dışarıdan baskı sonucu sıkışma; tazyik altında kalma. Kısaltma. Bastırma. Özetleme.