Easy to understand türkçesi Easy to understand nedir

  • Kavranabilir.
  • Anlaması kolay.
  • Kavraması kolay.
  • Çetrefilsiz.
  • Kolayca anlaşılır.
  • Anlaşılabilir.

Easy to understand ile ilgili cümleler

English: Begin with books that are easy to understand.
Turkish: Anlaması kolay olan kitaplarla başla.

English: It is not easy to understand why you want to leave.
Turkish: Niçin bırakmak istediğini anlamak kolay değil.

English: It isn't easy to understand his ideas.
Turkish: Onun fikirlerini anlamak kolay değildir.

English: It's easy to understand why Tom doesn't like it here.
Turkish: Tom'un neden buradan hoşlanmadığını anlamak kolaydır.

English: It is far from easy to understand it.
Turkish: Kolayca anlaşılmaz.

Easy to understand ingilizcede ne demek, Easy to understand nerede nasıl kullanılır?

Easy : Huzurlu. Asan. Yavaş. Basit. Rahat. Zevkli. Serbest. Dertsiz. Uysal.

To : Arasında. İla. İle. Ya. Kala. Göre. E doğru. Oranla. Karşı. Ye.

Understand : İşitmek. Anlayışlı olmak. Anlayışla karşılamak. Yorumlamak. İyi anlamak. Başa düşmek. Haberi olmak. Sezinlemek. Çakmak. Anlamak.

Easy to digest : Sindirimi kolay. Hazmı kolay. Sindirim sisteminde parçalanması kolay.

Easy to install : Kurulumu kolay.

Easy to post : Yapıştırması kolay.

Give somebody to understand : Çıtlatmak. İma etmek.

Come to understand : Anlamaya başlamak.

 

Easy to remember : Hatırlaması kolay. Hatırlanabilir.

Easy to use : Kullanımı kolay. Kullanıcı dostu. Kullanımı ve öğrenmesi kolay ve rahat (bir bilgisayar programı veya bir cihaz).

İngilizce Easy to understand Türkçe anlamı, Easy to understand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Easy to understand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comprehensible : Anlaşılır. Makul.

Cogitable : Makul. Düşünmeye değer.

Apprehensible : İdrak olunabilir. Anlaşılır.

Understandable : Anlaşılması mümkün. Kavranılır. Anlaşılır.

Scrutable : Muayene veya araştırma yolu ile anlaşılabilen. Makul. Anlaşılır.

Fathomable : Ölçülebilir. Delinebilir. Derinliği ölçülebilir. İşlenebilir.

Perceptible : Duyulabilir. Somut. Farkedilebilen. Duyuş. Anlaşılır. Görülebilir. Algılanabilir. Duyulur. Farkedilebilir.

Deductive : Çıkarsama ile ilgili. Tümdengelim. Tümdengelimli. Didaktif. Sonuç çıkarılabilir. Çıkarsamaya ait. Çıkarımsal.

Cognizable : Tanınabilir. İdrak edilir. İdrak edilebilir. Anlaşılır. Mahkeme yetki alanı dahilinde olan.

Cognisable : Anlaşılır. İdrak edilebilir. (hukuk terimi) adliye mahkemesinde yargılanabilir (ayrıca cognizable). Bilinebilir. Fark edilebilir. Tanınabilir.

Easy to understand synonyms : uncomplicated, discoverable, comprehendible, graspable, construable, intelligible, deducible, perceivable, conceivable, intelligent.