Give somebody to understand türkçesi Give somebody to understand nedir

Give somebody to understand ingilizcede ne demek, Give somebody to understand nerede nasıl kullanılır?

Give : Ödemek. Bulaştırmak. Vermek. Doğruluğunu kabullenmek. Dogruluğunu kabullenmek. Esneklik. Düzenlemek. Yapıvermek. Bel vermek. Tanımak.

Somebody : Biri. Bir kimse. Önemli birisi. Önemli kimse. Bazısı. Şahsiyet. Kimse. Birisi. Kimisi.

To : -mek -mak (mastar). İla. Kala. Oranla. -e göre. E. İle. Kadar. Ye. E doğru.

Understand : Anlamak. Başa düşmek. Kavramak. Öğrenmek. Hissetmek. İşitmek. İyi anlamak. Kafasına girmek. Çakmak. Yorumlamak.

Give somebody a ducking : Suya batırarak ıslatmak.

Give somebody a good character : Hakkında iyi bilgi vermek. İyi puan vermek.

Give somebody a knockdown to somebody : Tanıştırmak. Takdim etmek.

Give somebody a hearing : Savunma hakkı vermek. Söz hakkı vermek.

Give somebody a hug : Kucaklamak. Sarılmak.

İngilizce Give somebody to understand Türkçe anlamı, Give somebody to understand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give somebody to understand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adumbrate : Anıştırmak. Taslağını çizmek. Hissettirmek. Sezdirmek. Kinayeli kinayeli konuşmak. Dokundurmak.

Drop a hint : Dokundurmak. Bile bile ağzından kaçırmak. İmada bulunmak. Üstü kapalı ima etmek.

 

Crack : Çökmek. Çatlak. Çatırdamak. Çatlatmak. Sinirsel çöküntü yaşamak. Yarılmak. Çatırdatmak. Kırmak.

Hint at : Üstü kapalı söylemek. -i hissettirmek. İmlemek. Dokundurmak. -i ima etmek. Hissettirmek.

Allude : Adını çekmek. Taş atmak. Cazibe. Hatırlatmak. İsnat etmek. Kaydetmek. Müracaat etmek. Dokundurmak. Anıştırmak. İşaret etmek.

Adumbrates : Taslağını çizmek. Sezdirmek. Kinayeli kinayeli konuşmak. Hissettirmek. Anıştırmak. Dokundurmak.

Get at : Bulaşmak. Meşgul olmak. Varmak. Zarar vermek. Kastetmek. -e erişmek. Üstüne varmak. Uğraşmak. Demek istemek.

Hint : Atfetmek. Sezindirmek. İşaret. Dokundurmak. Anıştırmak. İpucu. Hissettirmek.

Alluded to : Adı geçen.

Intimating : Açıklamak. Bildirmek. Yakın (ilişki). Üstü kapalı anlatmak. Sezindirmek. Üstü kapalı söylemek. Samimi. Sıkı fıkı.

Give somebody to understand synonyms : implicated, implicate, alludes, connotate, adumbrating, hinted, adumbrated, indicating, insinuate, indicates, drive at, insinuates, hints, indicate, insinuated, give a hint, intimated, allude to.