Eater türkçesi Eater nedir

  • Yiyen kimse.

Eater ile ilgili cümleler

English: Ali is a fire eater.
Turkish: Ali bir alev yutan.

English: Ali is a fussy eater.
Turkish: Ali zor beğenen bir yiyici.

English: Ali is a big eater.
Turkish: Ali büyük bir yiyici.

English: Ali is a picky eater.
Turkish: Ali seçici bir yiyici.

English: Ali is a light eater.
Turkish: Ali bir hafif yiyici.

Eater ingilizcede ne demek, Eater nerede nasıl kullanılır?

Ant eater : Karıncayiyen.

Banded ant eater : Keseli karıncacıl. Keseli memeliler (marsupialia) takımının, keseli sansargiller (dasyuridae) familyasından, kara olup sırtı kül rengi kırmızı çizgili, uzun bir dili olan, avustralya'da yaşayan bir memeli türü.

Be a poor eater : Az yemek yiyen biri olmak.

Be a small eater : Boğazlı olmamak. Az yemek.

Bee eater : Arıkuşu. Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, arı kuşugiller (meropidae) familyasından, step, yarı çöl ve seyrek ağaçlı arazilerde yaşayan, başta arılar olmak üzere böceklerle beslenen, yurdumuzun yalnız güneydoğu anadolu bölgesinde yazın kuluçkaya yatan göçmen bir tür. mavi yanaklı arı kuşu, pas gerdanlı arı kuşu. Arı kuşu. Gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, arı kuşugiller (meropidae) familyasından, güney avrupa, kuzey afrika ve orta asya'da yaşayan, yurdumuzun her tarafında yazın kuluçkaya yatan, seyrek ağaçlı açık arazide, step ve yarı çöl tipindeki bölgelerde yaşayan, bilhassa arılar başta olmak üzere böceklerle beslenen, avını uçarken yakalayarak yiyen ve avlarının kitinli kısımlarını yumak halinde ağzından dışarı atan göçmen bir tür. Yeşil arı kuşu.

 

Insect eater : Böcekçil. Böcek yiyen.

Great ant eater : Dişsizler (edentata) takımının, karıncayiyengiller (myrmecophagidae) familyasından, 120 cm kadar uzunlukta, 100 cm kadar kuyruğu olan, uzun kıllı, üzerinde kara, ak bantlar bulunan kül renkli, dişleri olmayan, dili iplik gibi dışarı uzayarak karıncaları toplayan, toprağı kazmaya yarayan kuvvetli ön ayak tırnakları olan, güney amerika'da yaşayan bir tür. Büyük karıncayiyen.

Lotus eater : Hayallere dalan kimse. Zevk ve sefaya düşkün tip. Zevkine düşkün. Zevk ve sefasına düşkün. Sefa pezevengi. Yalnız sefayı düşünen.

Eaters : Yiyen kimse.

Opium eater : Afyonkeş. Esrarkeş.

İngilizce Eater Türkçe anlamı, Eater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diner : Küçük lokanta. Akşam yemeği yiyen kimse. Yemekli vagon. Yemek yiyen. Lokanta. Yemek yiyen kimse. İçinde restoranı olan tren vagonu. Vagon restoran. Gayrı resmi yol kenarı lokantası. Vagon restorana benzer lokanta.

Omnivore : Hem etçil hem otçul. Herşeycil. Hem bitki hem hayvan yiyerek beslenen canlılar. Etotobur. Hem et hem de sebze yiyen mahluk. Her türlü besin yiyen canlı. Hepçil. Omnivor. Her besini yiyen.

Dunker : Alman kilisesi üyesi. Alman-amerikan grubu üyesi (alman brethren baptist ) askeri hizmet ve yasal yeminlere karşı olan ve vaftizi yoğun bir şekilde uygulayan. Alman brethenler kilisesi üyesi (1708'de almanya'da kurulan ve daha sonra abd'de tanınan).

 

Gourmand : Gurme. Ağzının tadını bilen kimse. Boğazına düşkün kimse. Obur kimse. Boğazına düşkün. Boğazlı. Pisboğaz. Çok yiyen. Doymayan kimse. Açgözlü.

Trencherman : İştahı yerinde kimse. İştahlı adam. İştahlı kimse.

Gobbler : Baba hindi. Çabuk çabuk yiyen kimse. Çabucak yiyen kimse. Lüp lüp yiyen kimse.

Nosher : (argo) atıştıran kimse. Ufak lokmalarla yiyen kimse (çoğu kez şekerleme). Hafif yiyecekler yiyen kimse. Öğün aralarında hafif yiyecekler yiyen kişi.

Devourer : Hızlı ve obur bir şekilde yiyen. Tüketici. Yok edici.

Glutton : Açgözlü. Obur. Doymayan kimse. Hevesli kimse. Porsuk.

Gorger : Tıkınan kimse. Pisboğaz bir şekilde yiyen kimse. Yemeği hızlı ve aç gözlü bir şekilde yiyen kimse. Obur kimse.

Eater synonyms : green goods, picknicker, snacker, green groceries, gourmandizer, mycophagist, mycophage, garden truck, feeder, consumer, scoffer, luncher, mouth, picnicker, eaters, vegetarian, produce.

Eater ingilizce tanımı, definition of Eater

Eater kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, eats.