Eclipsed türkçesi Eclipsed nedir

  • Çakışık.
  • Tutulmasına neden olmak.
  • Işığını kesmek.
  • Gölgede bırakmak.

Eclipsed ile ilgili cümleler

English: Once the Sun is totally eclipsed, the Sun's corona can be seen shining in all directions around the Moon. This is a spectacular sight because the only time the Sun's corona can be seen is during a total solar eclipse.
Turkish: Güneş tutulur tutulmaz, Güneşin iç içe mineraller halkasının ayın etrafında bütün yönlere parladığı görülebilir. Güneşin koronasının görülebileceği tek zaman toplam güneş tutulması sırasında olduğu için bu muhteşem bir manzaradır.

Eclipsed ingilizcede ne demek, Eclipsed nerede nasıl kullanılır?

Eclipsed antigen : Tutunma antijeni. Eklips antijen. Parazit tarafından meydana getirilen hem konak hem de parazitte ortak olan fakat genetik olarak parazit orijinli olan antijen, eklips antijen.

Eclipsed conformation : Tutulmalı konformasyon. Özdecik ekseni doğrultusunda bakıldığında, iki topağı üst üste görünen biçim. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tutulmalı konoluşum.

Be eclipsed : Tutulmak.

Eclipse of the moon : Ay tutulması.

Eclipse of the sun : Güneş tutulması.

Total eclipse of the sun : Güneş tutulması. Tam gün tutulması. Tam güneş tutulması.

Partial solar eclipse : Parçalı güneş tutulması. Güneş tekerinin yalnız bir parçası üstüne ay gölgesinin düşmesi sonucu görülen güntutulması. Parçalı güntutulması.

 

Total eclipse of the moon : Ay tekerinin yer'in gölge konisine girerek tam olarak örtülmesi. Tam ay tutulması. Ay tutulması.

Annular eclipse : Dairesel tutulma. Halkalı güneş tutulması. Ay tekerinin güneş tekerini ortada örtmesi sonucu görülen, güneş çevresinin ışıklı kaldığı tutulma.

Partial eclipse : Kısmi tutulma.

İngilizce Eclipsed Türkçe anlamı, Eclipsed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eclipsed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coincident : Rastlantısal. Uyan. Tesadüf eden. Kesişen. Tesadüfi. Tutarlı olan. Mutabık. Rastlayan. Aynı zamanda meydana gelen.

Dwarfed : Büyümesini önlemek. Küçük göstermek. Cüce. Cüceleştirmek. Bodur. Bücür. Bodur kalmak. Bodur şey.

Dwarves : Bücür. Cüce. Bodur şey. Cüceleştirmek. Bodur. Büyümesini önlemek. Bodur kalmak. Küçük göstermek.

Break : Sınmak. Kesme. Yenmek. İhlal etmek. Kopmak. Koparmak. Ağarmak. Kaçmak. Bozdurmak. Değişiklik.

Egress : Çıkış hakkı. Dışarı çıkma. Gidiş. Ağ çıkışı. Çıkış kapısı. Çıkış izni. Çıkış. Çıkma. Çare. Tutulmanın sonu (astronomi terimi).

Excelled : Sivrilmek (argo terim). Geçmek. Geçmiş. Üstün olmak. Baskın çıkmış. Üstün olmuş.

Occult : Gizlemek. Doğaüstü. Medyumlukla ilgili. Büyücülükle ilgili. Esrarlı. Bilinmez. Gizemli. Bilinmeyen. Gizli. Büyülü.

Eclipse : Düşüş. Tutulma. Tutulma (ay veya güneş). Geçici başarısızlık. Gözlemciye göre iki gökcisminden birinin öbürünü örtmesi. ay'ın güneş'i örtmesi (gün tutulması), yer'in ay'ı örtmesi (ay tutulması). Geçici karanlığa bürünme. Tutulma (güneş). Sönmek. Üstün çıkmak (birinden).

 

Overshadow : Düşürmek. Geçmek. Gölge etmek. Gölge düşürmek. Küçültmek. Aşmak. Gölgelemek.

Eclipsing : Eklips oluşturma.

Eclipsed synonyms : outshines, excel, immersion, excelling, cut out, lunar eclipse, solar eclipse, partial eclipse, eclipses, overlapped, interruption, occultation, total eclipse, excels, dwarf, dwarfing, emersion, outshining, ingress, outshined.

Eclipsed zıt anlamlı kelimeler, Eclipsed kelime anlamı

Immersion : Suya daldırma. Bir cismi su içine sokma; suya batırma. mikroskopla muayene esnasında lam üzerine-mikroskop merceğiyle lam arasındaki havayı uzaklaştırmak üzere sıvı damlatılması. İmersiyon. Bir katılımlı gözlemde gözlemcinin duruma ya da olaya, onu yaşayan bireylerden ayrılmayacak biçimde katılması ya da bir topluluk üyelerinin yaşamını paylaşması. Tutulma. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dalma. Batırılma. Batma. İmmersiyon.

Emersion : Belirme. Gölgeden çıkma. Sudan çıkma. Ortaya çıkma. Bir gökcisminin başka bir gökcisminin, gölgesinden dışarı çıkması. Kendisini çevreleyen şeyden (sudan tepelerden vs) sıyrılıp kendini gösterme.

Ingress : Gölgelenme. Giriş hakkı. Hava girişi. Girme. Giriş.

Eclipsed antonyms : egress, long.