Economist türkçesi Economist nedir
Economist ile ilgili cümleler
English: Many economists are ignorant of that fact.
Turkish: Çok sayıda ekonomist, o gerçekten habersiz.
English: He works at a scientific institute where linguists, literature scholars, historians, sociologists, economists, and other scholars investigate everything that has to do with gnomes.
Turkish: O bilimsel bir enstitüde çalışır, ki orada dilbilimciler, edebiyat bilim adamları, tarihçiler, sosyologlar, ekonomistler ve diğer bilim adamları cücelerle ilgili yapılması gereken her şeyi araştırıyorlar.
English: The economist anticipated a prolonged depression.
Turkish: Ekonomist, sürüp giden bir ekonomik kriz sezinledi.
English: Joseph is a skilled economist.
Turkish: Joseph yetenekli bir ekonomisttir.
English: The economist is not laconic.
Turkish: Ekonomist söylediklerinde tutumlu değildir!
Economist ingilizcede ne demek, Economist nerede nasıl kullanılır?
Economists : Ekonominin kurmayları. Tutumlu kimse. İktisatçı. Ekonomist. Ekonomistler.
Economisation : Tasarruf etme.
Economise : Tasarruf etmek. İhtiyatlı kullanmak. Kısıntıya gitmek. İdareli harcamak. İdareli olmak. İktisat yapmak. İdare etmek. Kesinti yapmak. Ekonomi yapmak. Kullanmak.
Economised : (britanya ingilizcesi) tasarruf yapmak. İdareli olmak. Ekonomi yapmak. İdareli sarf edilmiş. Kısıntıya gitmek. İhtiyatlı kullanılmış. Kesinti yapmak. Kısılmış. İdareli kullanılmış. İdareli harcanmış.
Economiser : Tutumlu davranan (economizer olarak da yazılır). İdareli olan. Tutumlayıcı. Ekonomi yapan. Ekonomizer. Ekonomizör. Kazandırıcı. Kesinti yapan. Ön ısıtıcı. Isı alıcı.
Economism : Bk. iktisadi belirlenimcilik işçi sınıfının sendikal mücadelesinin yalnızca iktisadi bir mücadele olduğu, siyasi ve sosyal yanının bulunmadığı yönünde ileri sürülen görüşe bir kısım marksist düşünürlerin verdikleri isim. Ekonomizm.
Economic aid : Maddi yardım. Ekonomik yardım. Mali destek. Ekonomik veya mali yardım. İktisadi yardım. Finansal destek.
Economic : İktisadı. Ekonomik. Ekonomiyle ilgili. İdareli. Tutumlu. Hesaplı. İktisadi.
Economic activity : İktisadi faaliyet. Ekonomik aktivite. Ekonomik faaliyet. Ekonomik faaliyetler.
Economising : İktisat yaparak idare etme. İdareli harcama. Masrafları kısma. İdareli sarf etme. Tasarruf etme. Kısıntıya gitmek. İhtiyatlı kullanma. İdareli kullanma. Masrafı kısma. Ekonomi yapmak.
İngilizce Economist Türkçe anlamı, Economist eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Economist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Social scientist : Sosyal bilimci. Toplumbilimci.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Economics profession : Ekonomi mesleği.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Monetarist : Parasalcı.
Economizer : Tutumlayıcı. Ön ısıtıcı. Isı alıcı. Ekonomizör. Kazandırıcı. Ekonomizer. Tutumlu.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
Economist synonyms : macroeconomist, economic expert, macroeconomic expert, microeconomic expert, microeconomist, a change in demand, a change in supply, husbander, econometrician, abnormal budget expenditures, ability to pay principle, a shift in supply, a shift in demand, econometrist, abnormal budget, economists, a shift in individual demand, economizers, a type mutual funds, a change in individual demand.
Economist ingilizce tanımı, definition of Economist
Economist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who expends money, time, or labor, judiciously, and without waste. One who economizes, or manages domestic or other concerns with frugality.

Bu kısımda Economist kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Economist ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Economist anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Economist ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.