Ectogenic türkçesi Ectogenic nedir

  • Dışarıdan gelen.
  • Dıştan kaynaklanan (bakteriyoloji).

Ectogenic ingilizcede ne demek, Ectogenic nerede nasıl kullanılır?

Excavatio rectogenitalis : Ekskavasyo rektogenitalis. Erkek hayvanlarda rektumla vesicula seminalis ve ductus deferens arasındaki, dişi hayvanlarda rektumla döl yatağı arasındaki çıkmaz.

Ectogenesis : Ektogenez.

Ectogenous : Ektojenöz. Dışarıda oluşturulmuş. Dışarıda yaratılmış.

Gravitational tectogenesis : Yerçekimi etkisiyle sonuçlanan dağoluş olayları. Çekimsel oluşum.

Tectogenesis : Tektojenez. Yapıoluş. Dağoluşda görülen kıvrılma ve kırılma olayları.

Spectograph : Tayfçeker. Bir yıldızdan, bir ışık kaynağından gelen ışınımı dalgaboylarına göre renklere ayıran ve onları bir fotoğraf plağı üzerine alabilen, ırakgörürlere bağlı olarak çalışan bir tayf aygıtı.

Hectogramme : Yüz gram. 100 grama karşılık gelen ölçü birimi. Hektogram.

Hectograms : 100 gram. Yüz gram. Hektogram.

Hectograph : Hektograf. Teksir makinası.

Hectogram : Yüz gram. 100 gram. Hektogram.

İngilizce Ectogenic Türkçe anlamı, Ectogenic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ectogenic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Integrative : Bütüncül. Birleşme eğiliminde olan. Birleştirici. Bütünleştirici. Bir bütünlük oluşturmak üzere birleştiren. Birleştirme eğiliminde olan. Bütünleyici. Bir araya getirme eğiliminde olan. Birleşmeye meyilli.

 

Endogenetic : Endogenetik.

External : Yüzeysel. Dışta ya da dışa yakın. Yabancı ülkelerle olan. Yabancı. Dış. Bir oluşumun dış kısmı. Eksternal. Dışa değin. Dışta. Dışa ait.

Extraneous : Konu dışı. Yabancı (madde veya cisim). İkincil. Konu ile ilgili olmayan. Dıştan gelen. Konu ile ilgisi olmayan. Konu dışı olan. Yabancı.

Ectogenic synonyms : acrogenous.

Ectogenic zıt anlamlı kelimeler, Ectogenic kelime anlamı

Disintegrative : Bütünleyici olmayan. Birleştirici olmayan. Küçük parçalara bölünmeye eğilimli.

Exogenic : Dışsallık. Vücut dışından doğan (dış kaynaklı). Ekzojen. Erkeveren.

Exogenous : Organizmanın dışında büyüyen. Dış. Dış kaynaklı olan. Hariç. İncelenen bir organizma, hücre veya sistemin dışında oluşan. Harici. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eksojen. Dışsal. Dış kaynaklı.