Elatives türkçesi Elatives nedir

  • Çıkışla ilgili.
  • Çıkış durumu.

Elatives ile ilgili cümleler

English: Are you one of Tom's relatives?
Turkish: Sen Tom'un akrabalarından mısın?

English: All my relatives live in this city.
Turkish: Tüm akrabalarım bu şehirde yaşıyor.

English: Ali and Mary are close relatives.
Turkish: Ali ve Mary yakın akrabadırlar.

English: Ali is staying with his relatives in Boston for the next three weeks.
Turkish: Ali önümüzdeki üç hafta boyunca, Boston'daki akrabalarının yanında kalıyor.

English: Are they your relatives?
Turkish: Onlar akrabaların mı?

Elatives ingilizcede ne demek, Elatives nerede nasıl kullanılır?

Correlatives : Bağlılaşık sözcük. Bağıntılı. Bağıntılayıcı. Bağlılaşık. Bağıntılı şey. Benzer. Mütekabil. Bağlantılı. Korelatif. Karşılıklı.

Do you have other relatives : Akrabalarınız var mı.

I need to call my relatives : Akrabalarımı aramam lazım.

Relatives : Hısım. İlgi zamiri. İlgi cümleciği. Akraba. Kimi kimsesi. Yakın. Akrabalar.

Elative : Çıkış durumu. Çıkışla ilgili.

Correlatively : Korelatif bir şekilde. Bağlantılı olarak. Benzer şekilde. Karşılıklı olarak.

Defining relative clause : Tanımlayan ilgi cümleciği.

Blood relative : Doğuştan akraba olan kimse. Akraba. Kan bağı olan kimse. Kan akrabası.

 

Correlative : Bağıntılı şey. Bağlılaşık. Karşılıklı. Bağıntılayıcı. Bağıntılı. Benzer. Bağlılaşık sözcük. Mütekabil. Bağlantılı. Korelatif.

Absolute relative error : Mutlak göreli hata. Are.

İngilizce Elatives Türkçe anlamı, Elatives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elatives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tribe : Uyruk. Aynı sınıftan kimseler. Belli bir yerde oturan; dil, ağız ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren; birden çok boy ve köyden oluşan; ata ruhu ya da tanrıya inanan; genellikle bir yönetici ya da kurulca yönetilen; yapısında bulunan köy ve aileler arasında toplumsal, ekonomik, dinsel, kan ya da evlilik bağları bulunan siyasal nitelikteki topluluk, bk. boy, dil, ağız, kültür, köy. krş. topluluk. Kabile. Aynı dili konuşan ve başka ekin öğelerini de paylaşan birkaç oymaktan, obadan, soptan kurulu ilkel toplum. Boy. Meslek grubu. Tribü. Aşiret. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Somebody : Birisi. Önemli kimse. Biri. Önemli birisi. Bir kimse. Kimse. Şahsiyet. Kimisi. Bazısı.

Mortal : Mortal. İnsanlık. Çok büyük. Ölümcül. Amansız. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Beşer. İnsanoğlu. Ölümlü.

Issue : Yayınlanmak. Yayınlamak. Çıkmak. Sayı. (dergi veya gazete) nüsha. Dağıtmak. Yayımlamak. Neşet etmek. Sadır olmak.

Sibling : Kardeş. Hayvanın dişi veya erkek kardeşi.

Kissing kin : Yakından akraba olunmayan ama tanınan veya iyi bilinen aile ferdi.

Kinsman : Akraba erkek. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Akraba (erkek). Erkek akraba. Erkek hısım.

 

Relational : Bağıntısal. İlişkisel. Relasyoner.

Kindred : Akraba olan. Soy. Benzeme. Kodak. Benzer. Aynı türden. Kafa dengi. Akraba. Birbirine benzer. Akrabalar.

Elatives synonyms : kinship group, matrilineal kin, patrilineal kin, matrilineal sib, patrisib, patrikin, relative in law, full cousin, patrilineal sib, kissing cousin, kin group, kinsperson, matrisib, matrikin, elative, relation, person, in law, ascendent, ascendant, offspring, enate, spouse, ancestor, next of kin, comparative, blood relation, root, cousin, soul, mate, married person, sib.

Elatives zıt anlamlı kelimeler, Elatives kelime anlamı

Absolute : Katıksız. Tam. Saltık. Sonsuz. Saf, karışım göstermeyen, temiz, absolü. Kesin. Tüm. Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mükemmel. Saf.

Ancestor : Ata.

Descendant : Birinin soyundan gelen kimse. Neslinden olan. Neslinden olan kişi. Düşen şey. -in soyundan gelen kimse. Torun. Döl. İn soyundan gelen kimse. Soyundan gelen kimse. Oğul.