Electret türkçesi Electret nedir

  • Elektret.
  • Dielektrik madde parçası.

Electret ingilizcede ne demek, Electret nerede nasıl kullanılır?

Electrets : Dielektrik madde parçası. Elektret.

Electress : Seçmen (kadın). Kadın seçmen.

Selectrecord : Kayıtseç.

Electra : Teksas'ta bir şehir (abd). Teksas eyaletinde şehir. Elektra ve agamemnon efsanesinde kadın karakter (birkaç yunan tiyatro oyununa konu olan yunan efsanesi). Elektra.

Electra complex : Elektra kompleksi. Kızın babasına karşı olan ensest arzusu.

Electric appliance : Elektrikli cihaz. Elektrikle çalışan makine. Elektrikli alet. Elektrikli eşya.

Electric acoustic guitar : Üzerinde bulunan önyükselteç ve dişi fiş sayesinde sesi sinyale dönüştürüp süzerek bağlı olduğu hoparlöre iletebilen akustik gitar türü. Elektro akustik gitar.

Electric arc welding : Elektrikti ark kaynağı. Elektrot kaynağı. Elektrik ark kaynağı.

Electric arc : Yeter gerilimli, doğru akımlı bir üretece bağlı iki elektrikucunun uçları arasında, 3000°c'nin üzerinde bir sıcaklıkla ortaya çıkan, akımın, elektrik uçlarının buğusuyla aktarılması sonucu yeğin bir ışık veren boşalma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çıngı arkı. Elektrik kıvılcımı. Işık yayı. Elektrik atlaması. Yay boşalması. Elektrik arkı. Elektrik yayı.

 

Electric : Çıngılı. Çok heyecanlı. Çıngılık. Çıngıyla ilgili.

İngilizce Electret Türkçe anlamı, Electret eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electret ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Free electron : Erkin elektron. Bir özdekte bulunan, ancak bir öğeciğe sürekli olarak bağlı olmayan ve özdek içinde bir gerilim bayırlığı engeli ile karşılaşmayan eksicik. Erkim eksicik. Özgür elektron. Atomdan ayrılmış olan elektron. Serbest elektron.

Valence electron : Değerlik eksiciği. Bir öğeciğin dolmamış dış kabuğunda yer alan ve onun doğabilimsel ve kimyasal özelliklerini belirleyen eksiciklerin her biri. Valans elektronu. Değerlik elektronu. Kimyasal bağlanmada rol alan ve bir atomun kabuğunun en dışında bulunan elektron.

Electrical : Elektriksel. Çıngılık. Elektrik. Çıngı. Elektriğe ait. Elektrikli. Elektrikle ilgili. Çıngıyla ilgili. Elektro.

Negatron : Negatif elektrik yüklü elektron. Negatron. Negaton. Negatif elektron.

Photoelectron : Bir özdeğin ışık etkisinde saldığı eksicik. Işıl eksicik. Fotoelektrik etki sırasında, atom tarafından fırlatılan elektron. Işıleksicik. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Fotoelektron. Işılelektron.

Lepton : Yeğincik. Çok az kütleleri olan atom içindeki birkaç parçacıktan herhangi biri. Yeğnicik. Lepton. Lepton (atom). Eksicik, artıcık, müon ve ılıncıkaltı kümesine giren küçük kütleli parçacıklara verilen ad.

Delta ray : Delta ışını.

Electret synonyms : electrets.

Electret zıt anlamlı kelimeler, Electret kelime anlamı

Appointive : Atama veya görevlendirme ile ilgili. Tayine bağlı.

Relaxed : Rahatlamış. Yumuşamış. Gevşemiş. Gevşemiş (kişi). Gevşek.