Electrolytic türkçesi Electrolytic nedir

  • Elektroliz yoluyla yaratılmış olan.
  • Elektrolit.
  • Elektrolitik.
  • Elektrolit içeren.
  • Elektrokimyasal işlem ile tamamlanmış olan.

Electrolytic ingilizcede ne demek, Electrolytic nerede nasıl kullanılır?

Electrolytic alkaline cleaning : Elektrikli alkalili temizleme. Elektrikle alkali temizleme. Elektrikle alkalili temizleme.

Electrolytic bath : Elektrikli ayrıştırma yunağı. Elektroliz yunağı.

Electrolytic brightening : Elektrikli parlaklaştırma.

Electrolytic bronzing : Elektrikli tunç kaplama.

Electrolytic capacitor : Elektrolitik sığaç. Elektrolitik kondansatör. Elektrolitik kapasitör. Üşerçözüksel sığaç. Yaprakları arasındaki yalıtkan özdeği üşerli olan sığaç.

Electrolytic cleaner : Elektrikli temizleyici. Elektrolitik temizleyici.

Electrolytic corrosion : Elektrolitik yenim. Elektriksel yenim. Elektrolitik korozyon.

Electrolytic detector : Elektrolitik detektör.

Electrolytic degreasing : Elektrikli yağ giderme. Elektrikli yağ alma.

Electrolytic cell : Elektrolitik hücre. Elektriksel göze.

İngilizce Electrolytic Türkçe anlamı, Electrolytic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electrolytic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Electrolyte : Çözelti içinde veya eridiğinde iyonlarına ayrılan ve bu biçimde elektriği iletebilen madde. Saf su ve sülfürik asit karışımı. Sıvılaştırıldığı ya da bir çözgende çözündürüldüğü zaman üşerleşen ve elektrik iletkenliği edinen birleşik. Çözgen içinde yükünlerine tümüyle ayrılan özdek. Boya banyosuna eklenen ve boya çözeltisindeki rengi sudan ayrıştırıp kumaşa yönelten bileşen ya da sıvı. Elektrik ileten. Elektrik iletir sıvı. Üşerçözük. Elektrolik. Elektrikle çözünen madde.

 

Electrolytes : Elektrikle çözünen madde. Elektrolitler.

Electrolytic synonyms : electrolytical.

Electrolytic ingilizce tanımı, definition of Electrolytic

Electrolytic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pertaining to electrolysis. As, electrolytic action.