Elektrolit nedir, Elektrolit ne demek
Elektrolit; bir fizik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Elektroliz işlemiyle çözülen madde

- Bir elektrolitten akım geçirildiğinde elektrotlarda meydana gelen kimyasal değişme.
- Hücre içi ve dışı sıvısındaki sodyum, potasyum vb. madensel iyonlar.
Kimya'daki anlamı:
Sıvılarda (özellikle suda) iyonlarına ayrışarak iletkenlik sağlayan madde çözeltisinde elektrik ileten tür.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Çözelti içinde veya eridiğinde iyonlarına ayrılan ve bu biçimde elektriği iletebilen madde.
Bilimsel terim anlamı:
Elektrik akımının özdek taşınmasıyla sağlandığı tuz, asit, baz çözeltisi, eriyik gibi iletkenler.
Erimiş durumda ya da bir çözelti içinde, elektrik akımı geçiren ve o anda iyonlarına ayrışan bileşik.
İngilizce'de Elektrolit ne demek? Elektrolit ingilizcesi nedir?:
electrolyte
Fransızca'da Elektrolit ne demek?:
électrolyte
Elektrolit hakkında bilgiler
Elektrolit, serbest iyon içeren ve elektriksel iletkenliğe sahip ortam.
Genellikle çözelti içerisinde iyonlar içerdikleri için "iyonik çözeltiler" olarak da bilinirlerse de, ergimiş elektrolit ve katı elektrolit türleri de mevcuttur. Örneğin NaCl bileşiği suda çözünürken iyonlarına ayrıştığı için bu çözelti elektrolit bir çözeltidir.
Elektrolit kısaca anlamı, tanımı:
İyon : Bir veya daha çok elektron kazanmış veya yitirmiş bir atom veya bir atom grubundan oluşmuş elektrik yüklü parçacık, yükün.
Elektrolit dengesi : Hücre içi ve dışı sıvılarında madensel iyonların uygun yoğunlukta bulunması.
Elektroliz : Bir elektrik akımının etkisiyle ortaya çıkan kimyasal ayrışma.
İşlem : Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.
Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Molekül. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Duyularla algılanabilen nesne. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Para, mal vb. ile ilgili şey. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm.
Akım : Akma işi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan. Debi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz.
Elektrot : Bir elektrolitin içine daldırılan, artısına anot, eksisine katot denilen iki iletken çubuktan her biri.
Meydan : Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Fırsat, imkân veya vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Alan, saha.
Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.
Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.
Elektrolit çözeltisi : Elektrik ileten sıvı ya da katı çözelti.
Elektrolit etkisi : Denge sabitlerinin sayısal değerlerinin çözeltinin toplam elektrolit derişimine bağımlılığı.
Elektrolit olmayan : Saf halinde ve çözeltilerinde iyon halinde bulunmayan bileşik.
Elektrolit tedavisi : Elektrolit denge bozukluklarında yeniden fizyolojik konsantrasyonların sağlanması için parenteral veya ağızdan elektrolitlerin verilmesi.
Elektrolitik ayırmalar : Türlerin, bir elektrokimyasal hücredeki elektrokimyasal özelliklerindeki farklılıklara dayanarak yapılan ayırmalar.
Elektrolitik hücre : Hücre reaksiyonun oluşması için dış bir enerji kaynağı gerektiren bir elektrokimyasal hücre.
Elektrolitik iletkenlik : Bir elektrolit çözeltisinde direncin tersi, S.m (1 mho=1S, 1 mhom=100 S.cm). Elektriğin iyonların göç etmesi ile taşınması.
Elektrolitik temizleme : :Metal yüzeyinin elektrolitik temizlenmesi.
Diğer dillerde Elektrolit anlamı nedir?
İngilizce'de Elektrolit ne demek? : n. electrolyte
Fransızca'da Elektrolit : électrolyte [le]
Almanca'da Elektrolit : n. Elektrolyt
Rusça'da Elektrolit : n. электролит (M)

Bu kısımda Elektrolit nedir? Elektrolit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Elektrolit tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Elektrolit hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.