Electrolytes türkçesi Electrolytes nedir
- Elektrolit.
- Elektrolitler.
- Elektrikle çözünen madde.
Electrolytes ingilizcede ne demek, Electrolytes nerede nasıl kullanılır?
Electrolyte therapy : Elektrolit tedavisi. Elektrolit denge bozukluklarında yeniden fizyolojik konsantrasyonların sağlanması için parenteral veya ağızdan elektrolitlerin verilmesi.
Amphoter electrolyte : Amfoter elektrolit. Ortamın ph derecesine göre bir bileşiğin hem bazik hem de asidik olmak üzere iki taraflı iyonize olma durumu, amfolit.
Colloidal electrolyte : Koloidal elektrolit.
Condenser electrolyte : Kondansatör elektroliti.
Solid electrolyte : Katı elektrolit.
Polyelectrolyte : Çoğul elektrolit. Suda elektrikle yüklü iyonlar oluşturan yüksek molekül ağırlıklı maddeler. Ucaylanabilen çoğuz. Polielektrolit.
Electrolytic bath : Elektroliz yunağı. Elektrikli ayrıştırma yunağı.
Electrolytic : Elektrolit içeren. Elektrokimyasal işlem ile tamamlanmış olan. Elektrolitik. Elektrolit. Elektroliz yoluyla yaratılmış olan.
Supporting electrolyte : İletme elektroliti. Destek elektroliti. Seyreltik elektrolitlerin kullanıldığı elektrokimyasal yöntemlerde, yükünsel göçü üzerine almak için eklenen, ancak elektrot tepkimelerine katılmayan tuz, baz ya da asit gibi elektrolitler.
Hyperelectrolytemia : Hiperelektrolitemi. Kanda elektrolitlerin yüksek derişimde olması.
İngilizce Electrolytes Türkçe anlamı, Electrolytes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Electrolytes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Electrolyte : Elektrolit bozuklukları. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Saf su ve sülfürik asit karışımı. Çözgen içinde yükünlerine tümüyle ayrılan özdek. Üşerçözük. Kıvılkesilgen. Elektrik akımının özdek taşınmasıyla sağlandığı tuz, asit, baz çözeltisi, eriyik gibi iletkenler. Elektrik iletir sıvı.
Electrolytic : Elektroliz yoluyla yaratılmış olan. Elektrokimyasal işlem ile tamamlanmış olan. Elektrolitik. Elektrolit içeren.
Decomposition reaction : Büyük bir molekülden daha küçük parçalar meydana getirmek için kimyasal bağların parçalanmasını sağlayan kimyasal bir tepkime. Parçalanma reaksiyonu. Parçalanma tepkimesi.
Solution : Çözelti. Çıkar yol. Solusyon. Çözünen ve çözücüden oluşan tektürel, karışım. Çözünme. Erime. İzah. Birbirine benzemeyen molekül yapısındaki iki ya da daha çok özdeğin tektörel karışımı. Solüsyon. Yol.
Polyelectrolyte : Ucaylanabilen çoğuz. Çoğul elektrolit. Suda elektrikle yüklü iyonlar oluşturan yüksek molekül ağırlıklı maddeler. Polielektrolit.
Decomposition : Faktörlere ayırma. Çürüklük. Bir özdeğin, daha yalın yapıda olan bileşenlere tek yönlü ayrılması. Bir özdeğin daha yalın kimyasal özdeklere ayrılması. Analiz. Bozukluk. Alt gruplara ayırma. Ayrışma. Bir maddenin daha basit molekül veya atomlara parçalanması olayı. Bir bütünün çeşitli etmenlerin etkisi altında, kurucu öğelerine ayrılması.
Electrolytes synonyms : chemical decomposition reaction.

Bu kısımda Electrolytes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Electrolytes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Electrolytes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Electrolytes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.