Decomposition reaction türkçesi Decomposition reaction nedir

  • Parçalanma reaksiyonu.
  • Parçalanma tepkimesi.
  • Büyük bir molekülden daha küçük parçalar meydana getirmek için kimyasal bağların parçalanmasını sağlayan kimyasal bir tepkime.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Decomposition reaction ingilizcede ne demek, Decomposition reaction nerede nasıl kullanılır?

Decomposition : Bozunma. Çürüme. Kelime içindeki seslerin biribirleri üzerindeki etkileri ile bir sesin başka bir sese veya bir kelimenin bütünü ile daha değişik bir ses yapısına dönüşmesi: ağaç>ayeç, baba>buba, göçtü>göşdü, bugün>bbo[, takı>davı>daha, yanı>yeni vb. Bir maddenin daha basit molekül veya atomlara parçalanması olayı. Alt gruplara ayırma. Dekompozisyon. Bir bütünün çeşitli etmenlerin etkisi altında, kurucu öğelerine ayrılması. Dağılma. Ekonomi, fizik, kimya, gramer, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Analiz.

Reaction : Aksitesir. Tepme. Tepki. Tepkileşim. Alerji. Birtakım ayıraçlardan yeni kimyasal türlere geçiş olayı. Üşerlerin, özdecik ya da öğeciklerin etkileşimleri sonucu başka üşer, özdecik ya da öğecikler oluşması. Eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gericilik. Aksülamel.

Decomposition odour : Kokuşma kokusu. Kokuşma sonucu proteinlerin yıkımından ileri gelen ptomaine, putreskin, tiramin ve özellikle de kadaverin gibi kısmen zehirli ürünlere bağlı olarak biçimlenen rahatsızlık verici koku.

Decomposition voltage : Ayrışma gerilimi. Elektrikle ayrışımda, sürekli ayrışım sağlayacak en düşük gerilim. Bozunma voltajı. Ayrıştırma gerilimi.

Decompositions : Dağılma. Faktörlere ayırma. Bozuşma. İnceleme. Dekompozisyon. Alt gruplara ayırma. Çürüklük. Ayrışma. Bozukluk. Bozulma.

Abreaction : Boşalma ve dinginliğe kavuşma. Duygusal boşalma. Abreaksiyon. Tepki yenileme. Dışa vurup rahatlama.

İngilizce Decomposition reaction Türkçe anlamı, Decomposition reaction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decomposition reaction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Decomposition reaction synonyms : a chromosome, a site, a cell, abramis zone, aardwolf, acacia.