Supporting electrolyte türkçesi Supporting electrolyte nedir

  • İletme elektroliti.
  • Seyreltik elektrolitlerin kullanıldığı elektrokimyasal yöntemlerde, yükünsel göçü üzerine almak için eklenen, ancak elektrot tepkimelerine katılmayan tuz, baz ya da asit gibi elektrolitler.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Destek elektroliti.

Supporting electrolyte ingilizcede ne demek, Supporting electrolyte nerede nasıl kullanılır?

Supporting : Destek. Yardımcı. Destek olan. Kuvvet verici. Destekleyen. Kanıtlayıcı. Destekleyici. Destekleme.

Electrolyte : Elektrolit. Elektrikle çözünen madde. Saf su ve sülfürik asit karışımı. Elektrolit bozuklukları. Üşerçözük. Boya banyosuna eklenen ve boya çözeltisindeki rengi sudan ayrıştırıp kumaşa yönelten bileşen ya da sıvı. Elektrolik. Çözgen içinde yükünlerine tümüyle ayrılan özdek. Elektrik iletir sıvı. Elektrik ileten.

Supporting actor : Yardımcı başrol oyuncu. Başrolde oynayan oyuncuyu destekleyici nitelikli ikinci önemde rolü olan oyuncu. Yardımcı oyuncu.

Supporting beam : Taşıyıcı kiriş.

Supporting cast : Figüranlar. Önemli oyun kişilerini destekleyen ikinci plandaki rollerin tümüne verilen ad. Yardımcı oyuncular. Destekleyici oyuncular.

Supporting cells : Tat alma tomurcuğu gibi bazı organlarda duygu hücrelerinin yanında bulunan ve art arda destek teşkil eden hücreler. Bazı organlarda duyu hücrelerinin yanında bulunan ve ardarda destek teşkil eden hücreler. Destek hücreleri.

 

İngilizce Supporting electrolyte Türkçe anlamı, Supporting electrolyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supporting electrolyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acier inoxydable : Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü. Paslanmaz çelik.

Acidimetry : Asitölçüm. Asidimetri. Asit ölçümü. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asitimetre. Asidimetre. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asit ölçme.

Alicyclic compounds : Alisiklik bileşik. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Alabaster : Kaymaktaşı. Albatr. Sumermeri. Alçı taşı. Su mermeri. Kaymaktaşından yapılan. Su mermerinden yapılan. Akmermer. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral.

Alcohols : Alkol. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). Alkoller. İspirto. İçki.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Additive : Katılan kimyasal madde. Ek katkı. Katılacak. Toplanır. Eklenecek. İlave. Toplamsal. Katkı maddesi. Katkı.

 

Aldehydes : Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehit.

Acid salt : Asit tuz. Asit tuzu. Aynı zamanda asit olan tuz. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Sodyum klorit.

Activated coal : Etkin kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Aktif kömür. Etkinleştirilmiş kömür.

Supporting electrolyte synonyms : active metals, active passive metal, aliphatic compounds, additive properties, alcoholometry, acid radical.