Emote türkçesi Emote nedir

  • Heyecanlandırmak.
  • Duygularını dramatize etmek (argo terim).
  • Heyecana kapılmak.
  • Duygu ifade etmek.
  • Duygusal davranmak.

Emote ile ilgili cümleler

English: Ali clicked a button on his remote, but nothing happened.
Turkish: Ali uzaktan kumandasının üstünde bir düğmeye bastı ama hiçbir şey olmadı.

English: Ali grabbed the remote control from Mary and changed channels.
Turkish: Ali Mary'den uzaktan kumandayı aldı ve kanalları değiştirdi.

English: Ali demoted you.
Turkish: Ali senin rütbeni indirdi.

English: Ali has been demoted.
Turkish: Ali alt sınıfa indirildi.

English: Ali handed Mary the remote control.
Turkish: Ali Mary'ye uzaktan kumandayı uzattı.

Emote ingilizcede ne demek, Emote nerede nasıl kullanılır?

Emoted : Duygu ifade etmek. Taşkın sevgi gibi hisleri açığa vurmuş. Fazla duygulu davranmış. Duygularını dramatize etmek (argo terim). Coşmuş. Duygusal davranmak. Aşırı duygu sergilemiş.

Emoter : Duygu ifade eden. Taşkın sevgi gibi hisleri açığa vuran. Duygusal davranan kimse. Aşırı duygu sergileyen. Coşan. Fazla duygulu davranan. Duygularını dramatize eden kimse.

Emoters : Coşan. Fazla duygulu davranan. Duygusal davranan kimse. Duygu ifade eden. Duygularını dramatize eden kimse. Taşkın sevgi gibi hisleri açığa vuran. Aşırı duygu sergileyen.

 

Emotes : Duygularını dramatize etmek (argo terim). Duygu ifade etmek. Duygusal davranmak.

Auto filter remote indexed fields : Uzaktaki dizili alanları otomatik süz.

Incompatible remote adapter : Uyumsuz uzak bağdaştırıcı.

Demoted : Rütbesini indirilmiş. Rütbesi düşürülmüş. Alt sınıfa indirmek. Rütbesini indirmek. Alt sınıfa indirilmiş.

Demote to body text : Gövde metnine indirge.

Demote : Alt sınıfa indirmek. Aşağı dereceye indirmek. İndir. İndirgemek. İndirge. Rütbesini indirmek. Alçalt.

Demote one level : Bir düzey indirge.

İngilizce Emote Türkçe anlamı, Emote eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emote ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carrying away : Götürmek. Alıp götürmek. Taşımak. Ayartmak. Coşturmak.

Excites : Alevlendirmek. Elektrik akımı oluşturmak. Uyarmak. Neden olmak. Tahrik etmek. Azdırmak. Kışkırtmak. Telaşlandırmak. Uyandırmak (bir duygu veya tepki). Heyecan uyandırmak.

Excite : Eksite. Alevlendirmek. Neden olmak. Elektrik akımı oluşturmak. Heyecan uyandırmak. Telaşlandırmak. Çıkarmak. Uyarmak. Tahrik etmek.

Carry away : Götürmek. Taşımak. Alıp götürmek. Coşturmak. Kendinden geçirmek. Aparmak. Ayartmak. Sürüklemek. Büyülemek.

Exalting : Güçlendirmek. Övmek. Gururlandırmak. Yüceltmek. Yükseltmek. Yüceltme. Artırmak.

Electrify : Elektrik tatbik etme. Elektrikle doldurmak veya şarj etmek. Çıngılandırmak. Elektriğe dönüştürmek. Elektrik vermek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Elektriklendirmek. Cereyan verme. Elektriklenme.

Enflaming : Alevlenme. Aydınlatmak. Tutku uyandırmak. Azdırmak. Tutuşturmak. Ateşlemek. Yakmak.

 

Exalts : Artırmak. Methetmek. Yükseltmek. Yüceltmek. Övmek. Yere göğe koyamamak. Yere göğe sığdıramamak. Gururlandırmak. Güçlendirmek.

Get excited : Heyecanlanmak. Heyecana gelmek. Heyecan yaşamak. Heyecan duymak. Kızışmak.

Stirs : Kıpırdatmak. Canlanmak. Uyanmak. Heyecanlanmak. Oynatmak. Karıştırmak. Uyandırmak (belirli bir duyguyu). Çorba karıştırmak.

Emote synonyms : act, emoted, enflame, emotionalize, enflamed, represent, exalt, electrifies, enflames, emoting, play, commove, stir, go hog wild, emotes.