Empennage türkçesi Empennage nedir

  • Uçağın kuyruk kısmı.
  • Kuyruk takımı.
  • Kuyruk bölümü (uçak).

Empennage ingilizcede ne demek, Empennage nerede nasıl kullanılır?

Empennages : Uçağın kuyruk kısmı. Kuyruk takımı. Kuyruk bölümü (uçak).

Hempen : Kendir. Kendir gibi. Kendirden yapılmış.

İngilizce Empennage Türkçe anlamı, Empennage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Empennage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rear : Bakmak. Yükselmek. Arkadaki. Kaldırmak. Geri. Arka. Büyütmek. Beslemek. Art. Yükseltmek.

Backplate : Tüp veya yüzerlik yeleği takmakta kullanılan metal veya sert plastik. Sırtlık. Gitarda köprü, kontrol ve anahtar kapaklarının genel adı. Arka plaka. Arka kapak.

Tail : Art uç ya da bir hayvanın arda doğru uzayan kesimi. Kuyruk. Yakından izlemek. Yazı. Azalmak. Kuyruk takmak. Göt. Arka. Hazırlama artığı. Gütmek.

Vertical tail : İstikamet dümeni. Dik kuyruk.

Stabilizer : Dengeleyici. Dengeleme aygıtı. Sabitleyici. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Durultucu. Bir işlergenin olağan işleyişinden, ayrılmalarını kendiliğinden düzeltmeye yarayan düzenek. Gıda maddelerinin üretiminde arzu edilen yapıyı oluşturmak, korumak veya iyileştirmek amacıyla kullanılan, iki veya daha fazla karıştırılamaz fazın homojen dağılımını ve gıdaların renklerini koruyan veya kuvvetlendiren katkı maddeleri, stabilizör. Gıda mevzuatında belirtilen özellik ve koşullarda olmak üzere sucuk, salam, sosis vb. et ürünlerine dolgunluk, su tutucu ve hamuru bağlayıcı özellik veren doğal veya yapay maddeler. Stabilizör. Denge kolu.

 

Back : Art. Arkasını imzalamak. Arkaya. Ciro etmek. Arka. Arka çıkmak. Geçmişte. Vazgeçmek. Savunucu. Sırt.

Fuselage : Gövde. Uçak gövdesi. Uçak iskeleti. Gövde (bot).

Tail unit : Kuyruk ünitesi.

Empennage synonyms : horizontal tail, empennages, tail assembly.

Empennage zıt anlamlı kelimeler, Empennage kelime anlamı

Front : Sahnenin seyirciye açılan yanı, cephe. -e bakmak. Önemli mevki. Davranış. Örtübaşı. Bakmak. Cüret. En ön yer. Önde yer alan. Maske.